Thursday, January 31, 2013

Kutlama pastasi :)


Hollandaca dersi hocanin hastaligindan dolayi iptal olunca kendimi mutfaga attim hemen ve yildonumumuz icin bir pasta hazirladim. Tadi nasil bilmiyorum, onu yarin Cagri seyahatten donunce ogrenecegiz ama goruntusu sirin bir pasta oldu :)
















Tuesday, January 29, 2013

Liebster Blog Award..


Sevgili Bellanomismaninkitapliginda bloglar arasi bir etkinlik icin mimlenmisim. Aslinda tam bilmiyorum bu mim olaylarini ama soylenildigi kadariyla elimden geleni yapmaya calisacagim. Yapilmasi gerekenler, yukaridaki fotografi da paylasarak sizi mimleyen kisiyi referans gosteriyorsunuz, sorularini cevaplayip, kendiniz hakkinda 11 tane gercegi yazip, kendi sorularinizi olusturuyorsunuz ve mimleyeceginiz bloglari belirliyorsunuz.

Sorulara gececek olursak:)


1- Kitaplardan uyarlanan filmler konusunda ne düşünüyorsunuz? Bunlar arasında sizi etkileyen hangisi olmuştur?

Her ne kadar uyarlama da olsa kitapla filmi bagimsiz dusunuyorum. Kitap ne olcude filme aktarilmis diye dusunmek yerine okurken ve izlerken ne kadar keyif aldim ona bakiyorum. 

En etkileyen diyemem ama bloga isim babasi olmasi acisindan ''The hitchhiker's guide to the galaxy'' (Otostopcunun galaksi rehberi)'ni soyleyebilirim.


2- En sevdiğiniz yazar ve kitap

Soz konusu kitap, muzik, film vs. olunca iclerinden birini ayirip en sevdigim diyemiyorum. Farkli nedenlerden dolayi sevdigim o kadar cok kitap var ki.

3-  Kendinizle özdeştirdiğiniz bir kitap karakteri var mı?

Aslinda yok ama eger anlatici kitaptaki karakterlerden biri ise genellikle kendimi onun yerine koyarim okurken. 

Kitabin iceriginden ya da karakterlerinden tamamen bagimsiz olarak saclarimi kizila boyadigim donemde kendimi kitabin ismiyle ozdeslestirip  Kostas Mourselas'in ''Kizila Boyali Saclar'' romanini almistim :)

4- Yılda ortalama kaç kitap okursunuz?

Sayi vermek cok zor, kitaplarin kalinligi, iceriklerine bagli okuma hizim, okumak icin ayirabildigim zaman gibi faktorlere bagli olarak degisiyor. 

5- Ne tarzda kitap okursunuz?

Sadece kitap degil buldugum her seyi okurum, gazete, dergi, kucuk notlar, yiyecek, icecek ambalajlarinin ustu, ders kitaplari dahil kitaplarin onsozu, arka kapagi, afisler, hic alakam olmayan konulardaki brosurler, reklam kagitlari...vs yazili olan her sey. 
Ozel bir turu olmamakla birlikte roman okumaktan daha fazla zevk aliyorum.

6- Klasiklerden en sevdiğiniz kitap hangisi?

Benim icin cevaplamasi yine imkansiz olan bir ''en'' sorusu:) 

Hazirlik sinifinda bir donem Ingilizce dersimize Ingiliz dili ve edebiyati mezunu biri girmisti. Alisilmis ogretme tekniklerinin disinda belki de okudugu bolum egitim fakultesi olmadigindan ve kendi ogrendigi sekilde ogretmek istediginden Tess of the D'urbervilles romanini okutup, karakterlerin kisilik analizini yaptirip, Tess kadin yerine erkek olsaydi kisisel ve toplumsal acidan ne degisirdi gibi varsayimlar konusundaki goruslerimizi almisti. O zaman bize fazla yuklendigini dusunup kizmistik ama simdi bakiyorum da en sevdigim olmasa da en fazla irdeledigim klasiklerden biri olmus.

7- En sevdiğiniz renk?

Renk olayini tumden seviyorum. Eskiden olsa mavi derdim, kendimi iyi hissettigimde mavi giyerdim, en sevdigim cicek kucuk yabani mavi mineler derdim ama suan her bir rengin ayri bir yeri var kalbimde, rengarenk diyeyim o zaman :)

8- Kütüphanenizde ortalama kaç kitap var?

Firsat buldukca Turkiye'den kitap alip getiriyoruz ama suandaki evimizde ne yazik ki fazla Turkce yazilmis kitabimiz yok. 
Turkiye'deki kitaplarimizin sayisini ise bilmiyorum ama bir gun kendimize ait bir evimiz olursa bir odanin butun duvarlarina boydan boya kitaplik yaptirmak istiyorum. 

9- Kitap hediye etseydiniz bu hangisi olurdu?

Kitap hediye edecegim kisinin zevkine uygun ve henuz okumadigini bildigim bir seyler almak isterdim.

25. dogum gunum icindi sanirim kendime 'Kucuk Prens' hediye etmistim. :)

10- Blog önerilerini dikkate alıp, kitap alıp okur musunuz?

Hakkinda fazla bir sey bilmedigim bir kitapsa ozellikle bloglardaki yorumlari okurum, insanlar nasil bulmus, neyi elestirmis, neyi onermis diye. Suanda okudugum kitap da (Lizbon'a gece treni) bloglar sayesinde okumayi planladigim diger kitaplarin onune gecti. :)

11- İzlediğiniz diziler?

Guncel dizilerden takip ettiklerim, The Big Bang Theory, Game of Thrones, Once Upon a Time, Grimm, Hart of Dixie, How I met Your Mother... Cok gibi gozukuyor ama dizi surelerinin kisa olmasini ve sezon aralarinda da bir kac hafta ara verdiklerini dusununce o kadar da cok olmuyor :)

Turk dizilerinden de Ankara'nin yeri her zaman ayri oldugundan izlemeye basladigimiz ve cok sevdigimiz Behzat Ç. yi duzenli olarak takip ediyoruz. 


Benimle ilgili 11 gercek:

1. En buyuk ve utopik hayallerimden birisi dunya uzerindeki butun dilleri konusup, dunyanin her bir karis topragini gezmek. 

2. Her seyle oldugu gibi cansiz esyalarla da duygusal bag kuruyorum. O yuzden kullanilamaz hale gelse de bazi seyleri atamiyorum.

3. Kocaman bir ciftlik evinde sayisiz turde hayvanla yasamayi istemenin yaninda bir gun en azindan bir kopegim olsun istiyorum.

4. Sonu acikta birakilmis ya da konusundan hic bir sey anlasilmayan filmler beni sinir etmek yerine mutlu ediyor, seviyorum :)

5. Normalde oyuncularin cok buyuk bir cogunun yuzlerini ne kadar alakasiz rolde olurlarsa olsunlar tanimama ragmen, P.S. I Love You filmini Javier Bardem oynuyor diye izlemistim, filmin sonunda IMDB'ye bakinca o sandigim kisinin aslinda Jeffrey Dean Morgan oldugunu ogrendim, ikisini hala ayirt edemiyorum. :)



6. Bamya, bakla, ispanak, kereviz, midye, karides, iskembe, kokorec, ciger, bobrek, sirdan, mumbar gibi cogu kisinin sevmeyebilecegi bir cok seyi bayilarak yiyorum. 

7. Liste yapmayi, duzenli notlar tutmayi cok seviyorum. Mesela sinavlarin oncesinde sonradan calisirken kolaylik olsun diye renkli kalemlerle ve gerekli olan hic bir ayrintiyi atlamadan kendime gore duzenli ve kolay akilda kalici sekilde cikardigim harika notlari hazirlamak o kadar vaktimi aliyor ki calismaya zaman kalmiyor :)

8. Kirtasiye malzemelerine karsi koyamiyorum, ihtiyacim olsun olmasin, bir kalem, silgi, defter vs gordugum zaman satin alma istegiyle dolup tasiyorum. (Cogu zaman da aliyorum:)

9. Guvende oldugum surece her turlu yukseklikte bulunabilirim, lunaparklardaki ranger, cekic vs tarzi oyuncaklara binmeye bayilirim, ucakla seyahat etmek otobusle seyahat etmekten farksiz benim icin, bir gun bungee jumping yapmayi istiyorum ama ikinci katin balkonundan ya da camindan bile kendimi hafif asagi sarkitarak bakamam, dengemi kaybedip dusuverecekmisim gibi gelir:)

10. Son 5-6 yildir dogumgunumde (3 haziran) pasta yerine karpuz kesiyorum, ustune mum da dikerek :)

11. Kartpostallari cok seviyorum, ozellikle dunyanin dort bir yanindan geliyorlarsa daha da keyifli oluyor. O yuzden Postcrossing'e uyeyim, tavsiye ederim :)

Sorularla ilgili kurallar var miydi bilmiyorum ama benimkiler her telden calan sorular oldu:

1. Yasadigin sehrin sevdigin ve sevmedigin yonleri nelerdir?
2. Okudugun en etkileyici kitap hangisiydi?
3. Fobilerin var mi, varsa nedir?
4. Tavsiye edecegin filmler var mi?
5. Olmeden once sunu mutlaka yapmaliyim dedigin sey nedir?
6. Hangi kitabin yazari olmak isterdin?
7. Takip ettigin diziler var mi? Varsa hangileri?
8. Hic televizyona ya da radyoya ciktin mi ya da herhangi bir unlu ile tanistin mi?
9. Bulunmaktan en keyif aldigin yer/ mekan neresi?
10. Kedi insani misin yoksa kopek insani mi?
11. Sevdigin muzisyen ya da gruplardan kimleri tavsiye edersin?

Blog listemdeki bazi bloglar zaten simdiden mimlenmis, onun disinda kimler mim cevaplamaktan hoslanir ya da kimlerin vakti olur bilemiyorum ama bir kac aday blogum olacak: 

http://kendimlemonologlar.blogspot.be
http://ccbulletin.blogspot.be
http://morkalemlik.blogspot.be
http://bosdefter.blogspot.be
http://cerenzaman.blogspot.be
http://mustafacihandemir.blogspot.be




Sunday, January 27, 2013

Elmali kurabiye..


Gecenlerde Tugce'ye gittigimde ikram etmisti bu kurabiyelerden, tadini begenince tarifini aldim, nasil bir sey ortaya cikacagini bilerek bir seyler pisirmek daha zevkli. Internette yemek bloglarinda cok sayida tarif oluyor ama sonuc her zaman istedigimiz gibi olmayabiliyor. Her bir tarifi denemek de her zaman mumkun degil. Elmali kurabiye icin de gecerli bu, kimisi sert, kitir kitir, kimisi de yumusak sever.
Bu tarifle yaptigim kurabiye dokununca ufalanmayan ama agizda dagilan bir kivamda oldu, sevdigim gibi. Un olcusu verilmeyen tarifler biraz riskli oluyor ama yagli hamur oldugu icin bu tarifte unu yavas yavas ekleyerek istediginiz kivama kolayca ulasabiliyorsunuz.

Malzemeler: 

Hamuru icin:

-Yarim su bardagi sivi yag
-Yarim su bardagi eritilmis margarin
-3 kasik yogurt
-3 kasik pudra seker
-1 paket vanilya
-1 paket kabartma tozu

Kulak memesinden biraz daha sertce bir hamur demis tarifte, merdaneyle acilabilecek kivama geldiginde un eklemeyi biraktim ben.

Harci icin:

- 3 elma
- 2 yemek kasigi toz seker
- Tarcin

Elmalari rendeleyip, seker ve tarcin ile birlikte kisik ateste pisiriyoruz. Bizim elmalar bozulmak uzere olduklarindan ben hepsini rendeleyip rastgele seker ve tarcin ekleyerek pisirdim. Soguyunca artanlari buzdolabi posetine koyup buzluga kaldirdim bir dahaki sefere kullanmak icin.


Hamuru ve harci hazirladiktan sonra dilediginiz gibi sekil verebilirsiniz. Yapma asamasinda fotograf cekmedigimden sekil verme ile ilgili anlatici fotograflar yok ama en cok tercih edilenlerden birisi hamuru yuvarlak acip, sigara boregi yapacakmis gibi ucgen parcalara bolmek ve kalin kismina elmali harctan koyup yuvarlamak. Sonucunda soyle kurabiyeler olusuyor. (Asagidaki fotograflar internetten)


Fikir vermesi acisindan bir kac sekil daha:




Ben aklima gelen butun sekilleri hamurum yettigince denedim. Sekil verdikten sonra 180 derecede yaklasik yarim saat pisiriyoruz. Benimkiler kizarmaya basladiginda hala yumusak gibiydi. Acaba ici pismedi mi diye endiselendim ama tadina bakma amacli(!) iki tane kurabiyeyi mideye indirince pisme ya da kivam acisindan bir sorun olmadigini anladim :)

Afiyet olsun..




Monday, January 21, 2013

Pazar kahvaltisi..

Bu pazar kahvaltiya misafirlerimiz vardi. 

Bolumden arkadasim Zeynep ve esi Emre bir kac ay once Liege'e tasinmislardi. Araya Noel, yeni yil, tatil, sinavlar, isler vs girince gorusememistik hic. Sonunda hepimiz icin uygun olan bu pazar gununu ayarladik ve biraraya geldik. Kahkahalarin havada ucustugu kahvaltida hem buradaki yasantimizdan, hayatimizdaki degisikliklerden hem de eski gunlerden konustuk. Havalar biraz isinip, gunler uzadiginda daha rahat olacak birlikte baska aktiviteler planlamak.

Cok da sirin bir hediye getirmisler evimiz icin, merakla bekliyorum cicek acmasini :)





Wednesday, January 16, 2013

Sinavlar bitti :)

Ingiltere gezisi, yeni yil derken iki haftalik tatilimiz hizlica geciverdi. Gectigimiz hafta sinavlarim vardi. Donusumlu olarak 4 gun boyunca Fransizca ve Hollandaca sinavlarina girince fiziksel olmasa da zihinsel olarak yoruldum biraz. Persembe gunu son konusma sinavindan cikinca hemen eve gitmek istemedim. Persembe pazarini dolastim biraz, sadece meydan civarini degil de daha once gitmedigim kisimlarini gezdim.

Pazar faslini bitirince bir kac dukkana girdim. Haftasonu yapmayi planladigimiz kiyafet alisverisinin oncesinde kendime bir kac kucuk sinav hediyesi aldim :)

Igne iplikle fazla isim olmasa da derli toplu bir arada dursunlar diye bir dikis kutusu aldim.



Soguk havalarda keyifle icelim diye Goji-acai yesil çin cayi aldim. Cayi koymak icin de cay ile uyumlu sirin bir kutu buldum ayni magazada.

Dunyanin en saglikli meyvelerinden antioksidan ozelligindeki Acai'nin yaninda cayin icinde Goji olmasi ozellikle ilgimi cekti. Gojinin antioksidan bakimindan bilinen en kuvvetli meyva oldugu belirtiliyor. Portakaldan 500 kat daha fazla C vitamini, 18 ayri aminoasit yaninda bir cok vitamin ve mineral iceriyormus. Goji meyvesine Turkiye'de kurt uzumu deniyormus.


Cin cayindan bahsetmisken tam bir Turk kahvesi tutkunu Tugce'nin hediye ettigi Turk kahvelerinden bahsetmeden olmaz. Buralardaki Turk marketlerinden Kuru Kahveci Mehmet Efendi kahvelerinden bulabiliyoruz ama kavun aromali Turk kahvesi Turkiye'de bile denemedigim bir tatti, bu kahveler de Izmir Kemeralti'ndan gelmis.
Her gordugum soguk icecegin kavunlusu, karpuzlusu olsa ne guzel olur hem ferah, hem tatli diye dusunurdum ama kahvede hic aklima gelmemisti. Merakla denedik, ben tadini sevdim ama en guzel yani mis gibi kavun kokusuydu.


Bu hafta yeni donem basladi bile.

Hollandaca dersinin ilk gunu ders yapilmiyor. Sinav sonuclarini ogrenip hep birlikte kafeye gidip muhabbet ediyoruz. Yeni kura devam edecek dokuz kisi kaldik sadece eski sinifimizdan, ogretmenleri dogum yapacagi icin diger sinifin ogrencileri de bizim sinifta olacak artik.

Ayni gun Rosalyn'in gecen haftaki dogum gununu kutladik. Buralarda dogum gunu olan kisi pasta getiriyor ya da bir yere gidilirse butun hesabi o oduyor. Bizde dogum gunu kisisi el ustunde tutuldugundan bu gelenekler biraz garip gelmisti basta.

Rosalyn'in makinasindan o gune ait bir kac kare:








Web.stagram..



Instagram'a yuklenen fotograflar web uzerinden de goruntulenebilsin demisler, buyrun oyleyse :)

http://web.stagram.com/n/jasojan/

http://instagram.com/yasemencoban


Tuesday, January 15, 2013

Aramızda yüz yıllık zaman, yol yüz yıllık...

Kucuk mucizeler..


Gecenlerde ben evimizde sumbul olsaydi keske mis gibi kokardi deyince Cagri biraz hava alayim bahanesiyle disari cikip cicekciye gitmis. Sumbul bulamayinca da açelya ve begonya almis. Sumbulu ne kadar icten istemissem, yaptigi alisveris sonrasinda cicekci henuz acmamis cicekleriyle sumbul hediye etmis :)





Zaman gectikce ciceklerini gostermeye baslayan sumbulumuzun su anda dort sogani da pembe ciceklerle dolu ve mis gibi kokuyor:)



Asil mucize ise orkidemizde ve daha onceki postlarda bahsettigim kalanchoe'lerin birinde gerceklesti.  

Bahar doneminde balkon icin diger zamanlarda da evimiz icin bitkiler aliyoruz ya da tohumdan kendimiz yetistiriyoruz. Eve geldiklerinde genellikle her yani ciceklerle dolu olan bu bitkilerin cogunun ciceklerini doktukten sonra yeniden ciceklendigini gormedik, kimi cok yillik bitki olmadigi icin öldü kimi de kimyasallara pek sicak bakmadigim icin cicek gubresi vs eklemedigimden sadece sulama ve ara ara konusma sonucu ciceksiz bir sekilde yesil yesil hayatina devam etti. 

Gecenlerde ciceklerini doken orkidenin kenarindan yere paralel sekilde kucuk bir dal uzadigini farkettim. Normalde dallari saksinin altina dogru gidip odunlastigindan yolunu sasirmis bu dalin zamanla kuruyacagini dusundum ama yine de zar zor yukari dogru egdirip cubuga bagladim, uzarsa normal sekilde uzasin diye, hic umudum olmasa da. 
Ama o dal beni sasirtip uzamakla kalmadi, suanda cicek acmak uzere olan tomurcuklariyla saliniyor pencere onunde:)

Turuncu kalanchoe ise ilk geldiginde asagidaki resimdeki gibiydi.



Sonra cicekleri dokuldu ama yesil yapraklari ayda bir sulamayla zamana meydan okudu.


Derken bir kac hafta once o yesil yapraklarin arasinda minik tomurcuklar gordum, simdi sagindan solundan turuncu cicekleri olusmaya basladi bile. Hayatimda ilk defa cicek gormus kadar sevindim neredeyse :))



Monday, January 14, 2013

Gelen Kutusu 2

2012'nin son kartpostallari ve pullari yine birbirinden guzel, 2013'te de posta kutumuzun hic bos kalmamasi dilegiyle :)