Saturday, April 22, 2017

Lizbon gezi notlari 4. gun - Lizbon


Otelimiz merkezde oldugu icin gormek istedigimiz diger yerlere giderken az biraz dolasmis olduk ama Lizbon'u tam anlamiyla Lizbon'daki son gunumuzde gezdik. Buraya gidecek olanlara yardimci olabilecek bir kac tavsiyeyi bu son yazida paylasmak istedim. 

Diger bir cok Avrupa sehrinde oldugu gibi Lizbon'da da buyuk meydanlar, gorkemli heykeller,  alisveris caddeleri, muzeler ve parklar turistlerin ugrak noktalari. Lizbon'un merkez bolgesini 3 kisima ayirabilirsiniz:  Baixa Chiado, Alfama ve Bairro Alto




En buyuk ve populer meydanlarindan birisi Praça de Comercio, yolunuz bir sekilde buraya mutlaka dusecektir.



Oldukca yokuslu Lizbon sokaklarinda karsiniza bir kac asansor cikacak. Bunlardan en turistik olani Elevador de Santa Justa. Turistik olmasi demek onunde sizi yine uzun siralar bekliyor demek. Hem zamandan hem paradan tasarruf etmek isterseniz arka sokaktan yuruyerek asansorun ust sokakla birlestigi kisima ulasabilirsiniz, buraya giris ucretsiz ve manzarasi oldukca guzel.


 




Yemek yerken geleneksel halk muzigi olan Fado'yu dinleyebileceginiz bir suru mekan var. Bazi yerler icin onceden rezervasyon yaptirmak gerekebilir.



Lizbon'un en eski ve en unlu cafelerinden biri Cafe A Brasileira, Rua Garrett caddesinde.



Lizbon'un simgelerinden biri 28 numarali sari tramvay. Asiri turistik oldugu ve herkes binmek istedigi icin yine sira beklemeniz gerekecektir. Disardan bakip fotograf cekmesi daha keyifli :)


Sé Katedrali en onemli turistik mekanlardan bir digeri. Icerisini ucretsiz gezebiliyorsunuz.



Barcelona'daki La Boqueria'nin bir benzeri Lizbon'da bulunuyor. Mercado da Riberia bir bolumunde sebze meyve alisverisi yapabileceginiz, cok buyuk baska bir bolumunde de her turlu yiyecek icecek satin alip yiyebileceginiz cok buyuk bir pazar.

 


Sehir icinde yuruyerek dolasmak en guzeli, yollar bazen yokuslu olsa da hangi sokakta karsiniza ne cikacak bilmeden sehri kesfetmek keyifli olacaktir.





Pasteis de Belem'de Belem tatlisi yediniz, Nata tatlisi da denemek istiyorsunuz, Fabrica da Nata bunun icin guzel bir tercih. Bazi yerlerde tatli seven benim icin bile fazla sekerli gelen Nata'lar olabiliyor ama burdan aldigimiz daha hafif, lezzetli bir tatliydi.



Tatli demisken baska bir seyler de yemek icmek gerek. Ben vejetaryen oldugum icin, Cagri da denizden cikan hic bir seyi yemedigi icin (tuz haric:) deniz urunleri konusunda bir tavsiyede bulunamayacagim. Ama cok cok sanssiz degilseniz hangi restaurani secerseniz secin buyuk ihtimalle, taze, lezzetli deniz urunleri yiyeceksinizdir.

Dondurma yemek isterseniz Santini'nin her hangi bir subesinden gonul rahatligiyla dondurma alabilirsiniz; tadi, kivami oldukca iyi.

Aksam yemegi icin tercih ettigimiz restaurantlardan biri Jardim dos Sentidos idi, porsiyonlari biraz buyuk olsa da yemekler basariliydi, menusune mutlaka bir goz atin.

Lizbon'daki en iyi pizzanin Casanova'da oldugu soyleniyor. Pizzalari guzel, geleneksel firinda pisiyor ve lezzetli. Ama degisik olan mekanin kendisi. Deniz kenarindaki bu restaurantin icerisi yemekhane havasinda, siparis vermek icin masanin ustunden sarkan kirmizi ampulu yakmaniz gerekiyor, masadaki kumas pecete ile menunun uzerindeki desen ayni vs gibi tuhafliklar var.

 Girisinde surekli sira oluyormus burda da. Biz gittigimizde hic beklemeden oturduk ama daha siparislerimiz gelmemisti ki sira kapinin disina kadar uzamisti. Bu konularda genelde cok sanssiz oldugumuzu soyleyebilirim, girdigimiz sira yavaslar, trafikte gectigimiz serit tikanir vs ama bu Lizbon gezisinde nedense ne mekan girislerinde, ne toplu tasima da bir kac dakika disinda beklemedik hic.


Sahil kenarinda yururken yiyecek standlari ve piknik masalarina denk geleceksiniz. Orada oturup ekmek arasi peynirden mutlaka denemelisiniz. Ekmek arasina surulen Serra peyniri inanilmaz lezzetli, biz bayildik.

Yaninda da buranin en unlu iki birasi olan Sagres ya da Super Bock biralarindan icebilirsiniz. Belcika  biralarindan sonra bu biralarla ilgili fazla yorum yapmak istemiyorum ama :) serinlemek icin tercih edilebilir. 

Bir diger yerel icecek de bir cesit visne likoru olan Ginjinha (ya da kisaca Ginja). Bir de tabi ki bol bol Porto sarabi bulabilirsiniz. 


Lisbon'dan cikmis en onemli isimlerden ikisi Fernardo Pessoa ve Jose Saramago. Cift dilli toplama siir kitaplarini turizm ofislerinde ve hediyelik esya dukkanlarinda bulabilirsiniz. Gordugum kadariyla Portekizce-Ingilizce ve Portekizce- Fransizca secenekleri vardi, daha baska dil secenekleri de olabilir. 

Toplu tasima icin Viva Viagem diye bir kart kullaniliyor. Ego benzeri bu karti ilk alisinizda 50 sent kadar bir ucret oduyorsunuz, daha sonra bu karti doldurup metro, tramvay, otobus ve tren icin kullanabiliyorsunuz. Ama kartin icinde yuklenmis metro, tramvay, otobus bileti varsa ustune tren bileti yukleyemiyorsunuz, ayri bir kart almaniz gerekiyor ya da kartin bos olmasi. 

Eger toplu tasimayi sık kullanacaksaniz gunluk sinirsiz kartlar ve Lizbon kart secenekleri var.

Sehrin bir diger simgesi horoz. Hediyelik esya dukkanlarinda tramvayli, horozlu, balikli bir cok hatira esyasi bulabilirsiniz. 


Sokak sanati Lizbon'da her yerde karsiniza cikacak. Hava guzelse sahil kenari oldukca cumbuslu oluyor. Sokak muzisyenlerinin ezgileri, kumlara, merdivenlere uzanmis insanlar, deniz kokusu, burda huzur bulmamak imkansiz.






Lizbon yazilarinin tamamina toplu olarak asagidaki linkten ulasabilirsiniz: 



Bizimle birlikte kisa bir Lizbon turu yapmak isterseniz :)




Wednesday, April 19, 2017

Lizbon gezi notlari 3. gun - Sintra


Planlarimiza yine sonradan ekledigimiz masalsi guzelligiyle bizi buyuleyen Sintra'ya otelimizin cok yakinindaki Rossio tren istasyonundan hareket ediyoruz. Sintra cok buyuk bir bolge, her yerini gezmek isterseniz burada konaklayabilir ve gunlerinizi burayi gezerek gecirebilirsiniz.


Gunubirlik bir gezi yapacaksaniz cok populer 3 noktasi var. Tarihi merkez (National Palace ve Turizm ofisi bu civarlarda), Pena Palace ve Mourish Castle.

 

Bu uc noktayi dolasan shuttle bus var ama cok sira oluyormus. Bir tren dolusu insan olarak Sintra'ya ulasinca, hemen hemen herkesin amaci bu uc noktayi gormek olacagi icin, otobus bekleyerek zaman kaybetmeyelim istiyoruz.

Her birinin arasi 3km civarinda ve yuvarlak cizerek basladigimiz noktaya donebilecegimizden yurumeyi planliyoruz. 

Arastirma yaparken bir cok kisinin yurumeyi dusunmeyin cok zorlu bir yol, asiri kondisyonlu olmaniz gerek vs tarzi yorumlar yapmasi biraz gozumuzu korkutuyor. Oteldeki gorevlilerin de yurumeyi planladigimizi duydugunda gozlerinin kocaman acilip emin misiniz diye sormasi da buna etken. 

Yine de turizm ofisinden yuruyus yolunun haritasini aliyoruz. Gorevliye yolun zor olup olmadigini soruyoruz, 1 saatte yurunebilir ama cok zor, oldukca dik diyor. 


Biz yine de yurur muyuz yururuz herhalde diye ilerlemeye basliyoruz, otobus bekleyen insan topluluklarinin yanindan gecerek. 
Tasit yoluyla yuruyus yolunun ayrilacagi noktada uc bes kisinin bekledigi bir otobus duragi goruyoruz. Otobusle mi ciksak acaba, buraya kesin dolu geliyordur diye dusunurken, beyaz bir aractan bir kadin sesi duyuyoruz, 6 kisilik yerim var Pena'ya gitmek isteyen varsa diyen. 

Bir cesit taksi servisi gibi bir sey bu, kadin kartini veriyor, kisi basi 5.5 euro odemeniz gereken sıkıs tepis shuttle bus'in gittigi guzergahi kisi basi 5 euro'ya daha konforlu ve sira derdi olmadan gidebilecegimizi ogreniyoruz. Bunu bir isaret kabul edip atliyoruz araca, 4 kisilik bir aile daha biniyor bizimle birlikte ve Pena Palace'a cikiyoruz.


Arac daga tirmandikca iyi ki yurumemisiz, hem cok zaman alacakti hem de yukari ulastigimizda hic gucumuz kalmayacakti diye dusunuyoruz. Pena'dan Mourish Castle'a ya da Tarihi Merkez'e donmek istersek kadini arayabiliyoruz ama biz donusu orman icindeki yuruyus yolundan yuruyerek yapmayi tercih ediyoruz. 


Pena Sarayi gercek anlamda masallardan firlamis bir saray gibi. Duvarlarinda yuruyus yapabilirsiniz, terasinda keyif yapabilir ya da sarayin icini gezip kraliyet ailesi nerede nasil yasamis gozlemleyebilirsiniz. 







 


Sarayin her yerini gezdikten sonra sarayin bahcesindeki parklari ve goller bolgesini gezebilirsiniz.


 







Goller bolgesi tarafindaki cikistan cikip biraz ilerleyerek Mourish Castle yonundeki yuruyus yolunun basina ulasiyoruz.





Mourish Kalesi yolumuzun uzerinde. 



Donus yolu su gibi akip geciyor, yesilliklerin icinden tasli yollardan asagiya kadar iniyoruz. Sintra'nin tarihi merkezinde geziniyoruz ve iclerine girmesek de bu bolgedeki saraylari izliyoruz. Bir kac hatira esya alip donus yolculugu icin istasyona gidiyoruz.