Monday, March 26, 2012

Upuzuuun bir post :)

Gectigimiz haftasonundan bu yana yogun bir hafta gecirdik yine. Yogun olmasina ragmen yaptigimiz aktivitelerin cogu dinlendirici, keyif verici seylerdi. 

Cook onceleri oldukca iyi bir futbol izleyicisiydim, hem maclari izler, hem yorumlari okur hem de spor programlarini takip ederdim. O zamanlardan kalma aliskanlikla hala gazeteleri arka sayfasindan baslarim okumaya. Uefa'ydi, Super Kupa'ydi derken zirvede birakmaya karar verdim futbolu :) 
Son futbol maci izleyisimin uzerinden uzun zaman gectigini farkedince Galatasaray ile Fenerbahce kale direkleri arasindaki derbiyi izlemeye karar verdik. Evimizin konforunda, rahat kanepemize uzanarak izledik maci. 
Derbiyle ilgili yorumda bulunmayacagim ama macin kendisinin verdigi keyfin yaninda Fenerbahce ile ilgili sosyal medyada yer alan gondermeleri okumak daha da keyifliydi :) 









Pazartesi gunu yogun Flamanca kursunun 4. kuruna basladik. Kurun ilk gunu her zaman oldugu gibi onceki kurun sinav kagitlarini inceleme ve sertifikalari almakla basladi. Daha sonra da baska bir sinifin ogrencilerinin de katilimiyla meydandaki kafelere gidip bir seyler icerek muhabbet ettik. 

Sali gunu de hocamizin 26. yas gunu nedeniyle kucuk bir kutlama yaptik sinifta. Derse gectigimizde bu kurun oldukca zorlu gececegini farkettik. Artik okuma parcalari da dinleme parcalari da eskisinden oldukca zor.  Ama havalar guzel oldugundan dersler de kolay gibi gozukuyor insanin gozune :) 

Bu haftanin aktivitelerinden biri de Cagri'nin squash maciydi. Dondukten sonra yanaklarindaki kirmiziligin saatlerce gecmemesinden yola cikarak hareketli ve yorucu bir spor oldugundan emin olmus oldum :) Bu sporun cok keyifli oldugunu dusunsem de ya partnerimi ya da kendimi sakatlayacagimi dusundugumden cesaret edemiyorum.


Haftanin buyuk bir kismi da alisveris ile gecti. Once Turk marketinden eksiklerimizi giderdik. Bu tarz alisverislerimizi Dogan impex ya da Dudemsa'dan yapiyoruz. Biri Herstal'da digeri Genk'te. Aradigimiz hemen hemen her seyi buluyoruz buralarda. Bu seferki alisverisimiz Dogan'dandi.




Temizlik malzemesi alisverisi icin de Colruyt'a gittik. Hem oldukca hesapli hem de baska yerde bulamadigimiz Froggy urunlerini burada bulabiliyoruz. Turkiye'deki Porçöz tarzi degdigi yeri hizli bir kimyasal reaksiyon sonucu kopure kopure kirecten temizleyen piril piril yapan kirec sokuculer yok buralarda. Bir cok sey denedik ama sabunla temizlemekten farki olmadi hicbirinin, kirec lekeleri kaldi hep oldugu gibi. 
Froggy'yi Seyra'lar onermisti, onlara da ev sahipleri tavsiye etmis. Cam yuzeyler icin oldukca basarili, metal yuzeylerde de digerlerinden daha iyi. En azindan sirke sayesinde parlak bir goruntu birakiyor ardinda. 


Kiyafet alisverisi icin de Maasmechelen Village'deydik. Burasi Maasmechelen icindeki bir alisveris koyu. Turkiye'deki Forum'lara benziyor. Hem acik havada dolasip hem de magazalari gezebiliyorsunuz. Restaurant ve kafeler de var icerisinde. Agaclarla, ciceklerle, heykellerle suslenmis, adim basi banklar bulunan sirin bir mekan. 

Arabayi parkettikten sonra, park yerinden magazalara dogru yonelirken yasli ama buradaki hemen hemen tum yaslilar gibi bakimli bir teyze elinde bir takim kuponlarla yanimiza yaklasti. Sadece bugun icin gecerli indirim ve hediye kuponlari varmis ellerinde ve alisverisi bitirip donuyorlarmis, belki kullanirsiniz diyerek bize verdiler kuponlari, bunlarin bir kismini da degerlendirdik alisverisimizde. 




Magazalari dolasirken Villeroy & Boch magazasina da ugradik sadece gezmek icin. Bu tarz yerleri gezmek cok zevkli oluyor. Farkli tarzlarda, farkli renklerde bir cok guzel urunu bulabiliyorsunuz. Yemek takimlari, cay kahve takimlari, ev dekorasyon urunleri... vs.
Amacimiz bir sey almak degildi ama kapinin yaninda ust uste duran kutular dikkatimizi cekti. 30 euro'ya Suprise box kutulariydi bunlar. O anda bir tane almaya karar verdik, icinde ne oldugunu bilmeden sectik kutulardan birini. Bu markanin hemen hemen her urununu kullanabilecegimizi bildigimizden icimiz rahatti.
30 euroya aldigimiz surpriz kutumuzun icinden 250 euro degerinde renkli, guzel, sirin bir takim cikti, salata tabaklari ve buyuk kaseden olusan :)






Iki tane de film sıkıştırdık bu haftanin icine. Ikisi de sinema tarihinde efsane olmus iki kadin ile ilgili. Biri eskilerden biri de cok yeni. 

Breakfast At Tiffany's Audrey Hepburn'un kiyafetlerinin, gozluklerinin, sigaraliginin oldugu kadar super oyunculuk sergileyen, oradan oraya atlayan kedisinin de unutulmaz oldugu bir film. Holly'nin pencerede gitar calip sarki soyledigi kisim da en sevdigim sahnelerden biri.













Diger film de bir diger efsane Marilyn Monroe'nun oynadigi bir film olmasa da onun hayatindan bir kesiti konu alan ''My week with Marilyn'' filmi. 

Michelle Williams'a ozel bir hayranlik beslemememe ragmen hep sevmisimdir. O yuzden bu rolde izlerken de zevk aldim. Ama en cok Judi Dench'in oynadigi Dame Sybil Thorndike karakterini ve karakterin iyi niyetini sevdim. 






Ee bu kadar aktivite icin enerjiye ihtiyac var, yeme icme olmadan olmaz. Kahvalti icin sipsak hazirlanan cig borek, irmikli ve hindistan cevizli unsuz tatli, puf puf pofuduk pogaca, yunan pilavi youvetsi, kocaman bir top dondurma, ayran esliginde tepsi yemegi ve cikolatali kek esliginde hepinize bol gunesin aydinlattigi eglenceli, keyifli, lezzetli ve tatli bir hafta diliyorum :))














Bahar geldi :)



Bugun tam anlamiyla bahari hissettik Tongeren'de. Sicaklik 18-19 derece civarindaydi. Gunes de hep ustumuzdeydi piril piril. 

Sabah guzel baslamisti zaten. Gunlerdir suren Flamanca sinav senlikleri bugunku konusma sinaviyla bitti. Bir an once gireyim sinava, rahat gecsin butun gunum diye ilk sirada aldim sinav saatini. Dokuzda bitmisti bile işim. Sinavlarin iyi gecmesi de motivasyon oldu bugun icin. Haftaya da yeni kur basliyor. 

Sinavdan cikinca guzel havayi da firsat bilerek pazara gittim. Persembe gunleri pazar kuruluyor evin ilerisindeki meydanda. Sebze meyve ve giyecek pazarinin yaninda cicek pazari da oluyor. Cesit cesit, renk renk cicekler satiliyor uygun fiyata. Gezmesi cok keyifli.

Cicek pazarindan balkonumuz icin bir kac kucuk cicek aldim. Buyuk boy olanlari da haftasonu aldiktan sonra havalarin da isinmasiyla balkon keyfi yapabilecegiz. Henuz yesermeyen sarmasigimizin ustundeki sirin kuslar da bize eslik edecekler. Sizleri de bekleriz :)