Friday, March 21, 2014

Bahcemize bahar geldi :)


Su anda yasadigimiz eve tasinmamizin en buyuk nedeninin bahceli bir evde yasamak istememiz oldugundan bahsetmistim:



Her gecen gun ne kadar dogru bir karar verdigimizi daha iyi anliyorum. 

Belirli saatlerde inanilmaz boyutlara ulasan kus civiltilari, renk renk dev kelebekler, tombul tuylu arilar, beni her gordugunde ziplaya ziplaya uc saniye icinde gozden kaybolma becerisi gosteren yaban tavsani, citir citir kemirme sesleriyle sincaplar, rengarenk cicekler... Mutlu olmak icin daha fazlasina ihtiyac yok sanki :)



Havalar her ne kadar hala oldukca soguk olsa da ve baharin geldigini anlayamasak da cicekler sogugu bizim kadar umursamiyorlar sanki. 

Biz de ender karsilastigimiz ilik havayi ve gunesi bulunca kendimizi bahce islerine veriyoruz. Daha cok acemiyiz bu konularda, surekli yeni seyler ogreniyoruz. 

Her konuda oldugu gibi bahce konusunda da belirli kurallar var burada ve yine diger kurallar gibi herkes bunlara da uyuyor. Belirli araliklarla cimlerin bicilmesi zorunlulugu, bicilen cimlerin ve diger dogal atiklarin belirli konteynirlarda, belirli gunlerde disari cikartilmasi gibi. Insanlarin dogaya ve kurallara saygili olmasi, ozen gostermesi hosuma gidiyor. 

Cahil oldugumuz bir diger konu da cim bicme makinalariymis. Nedense cim bicme makinalari hep ittirilmesi gereken bir makinaymis ve bu nedenle cim bicme cok yorucu bir ismis gibi gelirdi. Meger kendi kendine hareket ediyormus, tek yapilmasi gereken arkasinda yuruyup arada yon vermekmis. Bu yastan sonra bunu ogrendigimiz de iyi oldu :))

Cim bicme isi dusundugumuzden kolay olsa da benim icin zor olan cimlerin arasindan biten kir ciceklerinin, ozellikle papatyalarin da biciliyor oldugunu gormek. Ayiklama sistemi olsa ya bu aletlerde.


Toprakla ugrasip butun negatif enerjiyi atmak isin en keyifli yanlarindan. 
Gectigimiz haftalarda gunesi gordugumuz her gun o cicek senin, bu domates benim ne bulduysak ektik, onlarin yesermesi icin daha zaman var.



Ama kendiliginden cikan cicekler gunumuzu renklendirmeye basladi bile.










Ozellikler su aralar ne kadar zor olsa da herkese huzur dolu, renkli gunler diliyorum :)


Monday, March 10, 2014

Beytepe Hatirasi..


Beytepe senin icin ne ifade ediyor diye sorsalar, saatlerce anlatsam bitiremem. 

Biri soyle bir seyler demis ekside: 

''Beytepe insanın ikinci evi olur mu. olur. burnu sızlar mı her ziyarette.. sızlar. kulaklarına ilk gençlik günlerinin gülüşmeleri çalınır mı, uğuldar mı arkadaşlarının sesleri.. uğuldar.''

Mezuniyetin ustunden zaman gecse de hala her ziyaretimde icimde tuhaf hislerle, ozlemle dolasiyorum her adimda gozumde canlanan anilarla. 

 Bir de soyle bir sey okumustum bir yerde :
''..en önce soğuyan, en geç ısınandır beytepe;
denizidir ankaranın.''

''Ama denizi yok ki'' diye yakinilan Ankara'yi benim icin bu kadar ozel yapan yerlerin basinda gelir kampusum. 

Fotograflara fon olsun diye :




(Daha once sag taraftaki binada bulunan Bilgisayar Muhendisligi sol taraftaki binaya gecince tabelasi da degismis dogal olarak :)