Skip to main content

Bahcemize bahar geldi :)


Su anda yasadigimiz eve tasinmamizin en buyuk nedeninin bahceli bir evde yasamak istememiz oldugundan bahsetmistim:



Her gecen gun ne kadar dogru bir karar verdigimizi daha iyi anliyorum. 

Belirli saatlerde inanilmaz boyutlara ulasan kus civiltilari, renk renk dev kelebekler, tombul tuylu arilar, beni her gordugunde ziplaya ziplaya uc saniye icinde gozden kaybolma becerisi gosteren yaban tavsani, citir citir kemirme sesleriyle sincaplar, rengarenk cicekler... Mutlu olmak icin daha fazlasina ihtiyac yok sanki :)



Havalar her ne kadar hala oldukca soguk olsa da ve baharin geldigini anlayamasak da cicekler sogugu bizim kadar umursamiyorlar sanki. 

Biz de ender karsilastigimiz ilik havayi ve gunesi bulunca kendimizi bahce islerine veriyoruz. Daha cok acemiyiz bu konularda, surekli yeni seyler ogreniyoruz. 

Her konuda oldugu gibi bahce konusunda da belirli kurallar var burada ve yine diger kurallar gibi herkes bunlara da uyuyor. Belirli araliklarla cimlerin bicilmesi zorunlulugu, bicilen cimlerin ve diger dogal atiklarin belirli konteynirlarda, belirli gunlerde disari cikartilmasi gibi. Insanlarin dogaya ve kurallara saygili olmasi, ozen gostermesi hosuma gidiyor. 

Cahil oldugumuz bir diger konu da cim bicme makinalariymis. Nedense cim bicme makinalari hep ittirilmesi gereken bir makinaymis ve bu nedenle cim bicme cok yorucu bir ismis gibi gelirdi. Meger kendi kendine hareket ediyormus, tek yapilmasi gereken arkasinda yuruyup arada yon vermekmis. Bu yastan sonra bunu ogrendigimiz de iyi oldu :))

Cim bicme isi dusundugumuzden kolay olsa da benim icin zor olan cimlerin arasindan biten kir ciceklerinin, ozellikle papatyalarin da biciliyor oldugunu gormek. Ayiklama sistemi olsa ya bu aletlerde.


Toprakla ugrasip butun negatif enerjiyi atmak isin en keyifli yanlarindan. 
Gectigimiz haftalarda gunesi gordugumuz her gun o cicek senin, bu domates benim ne bulduysak ektik, onlarin yesermesi icin daha zaman var.



Ama kendiliginden cikan cicekler gunumuzu renklendirmeye basladi bile.










Ozellikler su aralar ne kadar zor olsa da herkese huzur dolu, renkli gunler diliyorum :)


Comments

  1. Replies
    1. Tekrar soyleyeyim, her zaman bekliyoruz Nurşen ablacim, evimize, bahcemize :)

      Delete
  2. İçim açıldı resmen....ben içinde bin bir türlü çiçeği barındıran kocaman bahçeli bir evde büyüdüm. Şimdi ise çocuklarım maalesef bir apartman katında yetişiyor...onlar biraz daha büyüsün ben de balkonlarımı çiçek bahçesi yapacağım :)))


    ReplyDelete
    Replies
    1. Biz bir cok acidan guzel bir cocukluk gecirdik gercekten Hazancim. Simdi buyuk sehirlerde pek mumkun degil ne yazik ki bizimki gibi bir cocukluk ama cocuklari ne kadar dogayla icice buyutebilirsek o kadar iyi:) Eminim cok cok guzel olacaktir balkonunuz :D

      Delete
  3. Bahçe harikaymış. Böyle sihirli, gizli masalsı bir havası var çiçeklerin de:) Çok sevdim. Şimdi artık ekim zamanı sanırım. Ben de bekliyorum ki bahçivanlar temizlesinler toprağı havalandırsınlar da ekelim domates biberimizi. Başka şeyler de ektim geçen sene çıkmadı. Bu sene belki araya maydanoz nane karıştırırım biraz. Aslında patlıcan da ne güzel yumuk yumuk olur ama işte anlamadık gitti buranın toprağının huyunu bir türlü. Kendiliğinden çıkan çiçekleriniz şahane, bizde kendiliğinden çıkanlar hep arsız ot, bir mor çiçeğim bile yok miniş..Ofis tarafında güzel çiçekler oluyor onlarla oyalanıyorum, konuşuyorum arada. Yeşil kurbağa eldivenlerini çok sevdim:) Ayrıca isim tahtaları da harika. Ben de bu sene domates biberlerime kilden isimlik yapacağım bunun gibi:) Bir de bahçeye kalıpla alçıdan mantar yapmak hayalim var:):) Sevgiler

    ReplyDelete
    Replies
    1. Tesekkurler Tugbacim, tadini cikarmaya basladik yavas yavas bahcenin:) Size de kolay gelsin bahce islerinde, opuyorum cok cok :)

      Delete
  4. harika, insan böyle bir bahçede hiç mutsuz olur mu?? içim açıldı:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Sagol Aslicim, kap magnolia pudingleri gel yiyelim bahcede :)))

      Delete

Post a Comment