Monday, August 12, 2013

Alisveris, kitap, yemek vs...Son zamanlarda biz :)


Icinde bol renk barindiran bir post olacaginin habercisi olarak bu renkli kasiklarla baslayayim istedim :)

Mykonos'tan dondukten sonra yeni tatil oncesinde ufak tefek bir suru alisverislerimiz olmus. Giyim kusam alisverisi de yaptik ama daha cok onumuzdeki kisa hazirlik oldu bu alisverisler. Zaten bir hafta icerisinde ayakkabi reyonlari babetten cizmeye donuverdi bile, kiyafette de kabanlar, kazaklar yavas yavas yerlerini almaya basladi. 

Ama beni bu alisverislerden cok kirtasiye alisverisleri heyecanlandiriyor. Kalemler, silgiler, stickerlar, cogunu kullanmaya kiyamadigim defterler...









Kendime hediyeler almayi da ihmal etmedim tabi :D









Bir de kitap siparislerimiz oldu. Bloglarda gorup, hakkinda yorumlar okuyup, merak ettigimiz kitaplardan bir kismini Kitapyurdu'nun Avrupa sayfasindan siparis ettik. Tam soyledikleri tarihte bir hafta icinde elimize ulasti kitaplar. Sayfalarindaki siparis takip sistemiyle hangi kitaplarin temin edildigini, hangilerinin beklendigini, siparisin kargoya verilip verilmedigini gorebiliyorsunuz. Ilk siparisimizdi Kitapyurdu'ndan ve memnun kaldik. 



Ayda bir iki defa sulamak disinda neredeyse hic bir sey yapmadigimiz orkidelerimiz surekli cicek veriyor. Ya yerlerini sevdiler ya da arada onlara laf atmam hoslarina gidiyor :)



Gezilerimizden biriken biletler vs ufak tefek seylerden bir defter yapmaya karar verdim. Henuz zamanim olmadi ama uzerinde biraz ugrasirsam guzel bir ani-gezi defteri olur gibi. 


Kucuk Prens koleksiyonuma yeni bir uye katildi.



Kutusu icin aldigim bu kedili cikolatalarin tadi da enfesmis:



Gormemisin iki gun sicak havasi olmus hemen buzlu, naneli ev limonatasi yapmis :)


Cagri da yardim edince sarmalari kisa surede hizlica sardik ayni hizda tukettik :)


Ozel tarifiyle un kurabiyelerimiz..


Puf borekleri ve ciceklerimizle bu postun sonunda geldik. Ailelerimizin yaninda gecirecegimiz iki haftalik tatilimiz icin valizlerimizi hazirladik bile.

Herkese renkli, mutlu ve eglenceli gunler :)





Boşuna bira ülkesi demiyorlar :)


Bir kac gun once Tongeren'de Bier Anders'in duzenledigi bira festivalinin 6.si gerceklesti. Gecen sene festivalde bir gunde 6000'den fazla ziyaretci olunca bu sene festival iki gun suresince devam etti. 31 bira ureticisinin 100'den fazla cesit birasi satisa sunuldu. 

Bira festivalinde once bardaginizi ve jetonlari aliyorsunuz, sonra istediginiz biralari deneyebiliyorsunuz.  Ayrica siseli olarak da bira satisi yapiliyor. 
Kucucuk sehirde bile festivali duzenlenecek kadar ne ozelligi var bu biranin derseniz, unu bu minicik ulkenin sinirlarini asan biralardan biraz daha bahsetmek gerekir. 
Belcika dunyada cikolata, waffle, patates kizartmasi, dantel ve birasi ile meshur. Her ne kadar biz buraya tasinmadan once bira denince aklimiza Almanya geliyorduysa da, buradaki Almanlarin da tereddutsuz dusuncesi bira Belcika'da icilir:) 


Bira burada şarap gibi. Hasadindan, sunumuna kadar her asamasinda inanilmaz ozen gosteriliyor buradaki biralarin uretiminde. Bazi yerel ureticilerin urettigi biralar hasat edilen miktara gore bir iki hafta icinde tukenebiliyor ve bir sonraki hasada kadar hic bir yerde bulamiyorsunuz.
Sunum konusu da biraz ilginc, en azindan Turkiye'ye kiyasla. Her biranin kendine ozgu tasarlanmis bardagi var ve her bira sadece kendi bardaginda servis ediliyor. Binden fazla cesit bira oldugu dusunulurse, bir o kadar da bardak hesap etmek gerekir. 

Bir diger ilginc nokta ise bogurtlenden, muza, seftaliden, kahveye kadar bir cok seyden bira uretilmesi. Bunlarin en meshurlari da Kriek denilen kirazli biralari. Bira tadindan hoslanmiyorsaniz bile neredeyse meyve suyunu andiran bu kriekleri seveceksinizdir.

Kriek gibi dusuk alkollu biralarin yaninda daha cok yuksek alkollu biralar tuketiliyor. Cogu biranin alkol orani %8-10 civarinda. Kesislerin denetiminde uretilen Trappist biralari da en sert bira cesitlerinden.








Belcika'ya gelip kisa surede cok sayida birayi denemek isteyenler icin bazi kafelerde bir kac cesit biranin tadimlik servis edildigi menu secenekleri oluyor. 

Bir cok yerde denediginiz biralari tadi, kokusu, kopugu, aromasi, rengi vs gibi ozelliklere gore kaydedebileceginiz bira kitapciklari da bulabilirsiniz. 




Butun Belcika biralarini deneyip hepsiyle ilgili ayrintili yazi yazmaya omur yetmez ama bira deyince en sevdigim sehirlerden birinden Brugge'dan bahsetmemek olmaz. 

Brugge'da Bira Duvari'nda butun Belcika biralari bardaklariyla birlikte sergileniyor. Ilk gittigimizde 800'lerde olan sayi son gittigimizde 1130'a cikmisti. Simdi muhtemelen daha da fazladir. 





Bira duvarinin yaninda bir cok cesit biranin, cikolatanin ve hediyelik esyalarin satildigi bir kisim ve alt katta da bira mahzeni bulunuyor. Cok bira insani olmasam da siselerinden dolayi hepsini alasim geliyor :)


















Belcika'ya giderseniz Brugge'a ozgu bir bira cesidi olan Kwak biralarindan da denemelisiniz. 18. yuzyilda at arabasi suruculerinin yolda giderken biralarini siseleri devirmeden icebilmeleri icin boyle bir bardak dizayni kullanilirmis.

Isminin neden Kwak oldugunu merak edenler olursa da bu birayi bardagindan hizlica icmeleri tavsiye ediliyor:) 



Ayrica sizi ziyarete gelen misafirlerinize Kwak deneyimi yasattiginizda eglenceli zaman gecirebiliyorsunuz :))