Tasinmanin ustunden bir kac ay gecti bile. Hava sicakliklari yilin bu zamanina gore oldukca yumusak gecse de sonbahar hissedilmeye basladi coktan. Disari cikip dogadaki degisimleri gozlemek icin en guzel zamanlardan biri bu donemler.
Erik agacimiz olmamasina ragmen ara ara bahcede buldugumuz yarisi kemirilmis eriklerin sorumlulari da belli oldu bu aralar. Yan bahcenin eriklerini 'Take Away' olarak alip neden gelip bizim agacta yediklerini bilmiyorum😄
Ilk gordugumde garipsedigim bu sirin, yesil kuslarla sokaklarda, parklarda, bahcede karsilasmaya artik alistim. Bahcede balikcil olmasi bile normal gelmeye basladi. :)
Mevsim sebzelerinden balkabagini hem pazarda, markette, hem de susleme amacli evlerde, bahcelerde bol bol gormek mumkun. Turk mutfaginda daha cok tatlilarda kullanilsa da kabak tatlisinin (cevizli, tahinlisi de ayri guzel) ve corbasinin disinda bir cok tarif secenegi var. Balkabakli, kerevizli risotto bu seceneklerden biri, eger sebzeli yemekler seviyorsaniz deneyebilirsiniz.
Bazen kartlarin ulasmasi uzun surebiliyor diye tasinacagimiz icin bir sure ara verdigim Postcrossing'e yeni adresimizde yeniden basladim. Simdiden onlarca kart ulasti elime. Kart gondermeyi ve almayi sevip hala Postcrossing'i duymamis olanlar varsa:
Esra'nin yazisini da buraya birakayim:
Henuz kar buz, dondurucu soguk olmadigi icin normal gezinti amaci disinda da bir cok yere bisikletle gidiyoruz. Sehir merkezine arabayla hic gitmedik daha. Alisveris icin markete bisikletle gitmek de arabayla gitmekten daha pratik.
Cagri arada işe bisikletle gidiyor.
Haftasonlari ekmek, simit almaya merkezdeki firina gideceksek bisiklet kullaniyoruz, sabah trafigi oluyor bazen :)
Gectigimiz gunlerde Belcika'dan arkadasimiz ziyarete geldiginde de ulasim araci olarak bisikleti kullandik. Gun boyunca saatlerce bisikletle gezdik, istedigimiz yere gittik, istedigimiz yerde durduk.
Bisiklet belki ozgurluk ama bazi sartlar saglandiginda daha da ozgurluk sanirim. 🚲
Turkiye'de bisiklet kullanmak deyince hepimizin aklina gelenler ya da bu konuda gorduklerimiz, tecrube ettiklerimiz hemen hemen benzer olacagindan neden bahsettigimi cok iyi anlamissinizdir zaten. "Ne yazik ki" ya da "keske farkli olabilseydi" dedigimiz durumlardan biri. 😕
Hatira kalsin diye fotograf cekmeyi unuttugumuz bir kac bulusmamiz oldu arkadaslarimizla. Bir de turlu sebeklikler yaparak fotograflar cektigimiz tatli bir ev ziyaretimiz vardi, o fotograflarin arasindan normal olan iki tanesini buraya birakayim:)
Gectigimiz cumartesi havanin guzel olmasini firsat bilerek evimizin bulundugu konuma oldukca yakin olan Delft'e gittik. Tasinmadan once isimiz oldugu icin bir kac defa kisa sureli olarak Delft'e gitmistik ama gezme firsatimiz olmamisti. O kisa sureli ziyaretlerde bile bu kucuk sehir bize cok sempatik gelmisti. Simdi daha ayrintili gezdikten sonra da dusuncemiz degismedi, cok sevimli ve huzurlu bir sehir olmasinin yaninda sıkıcı bir yer degil.
Delft denince akla meshur Delft mavisi porselenler ve ressam Johannes Vermeer geliyor. Cok fazla turistik ayrintiya girmeden (kucucuk bir sehir, ilginizi ne cekiyorsa, mimari, tarihi yapilar, muzeler, restaurantlar, kafe ve magazalar hepsi yurume mesafesinde) sadece tecrube ettigimiz ve tavsiye edecegim iki sey var, yeni seyler tecrube ettikce onlari da yazarim ileride.
Bunu yazmaya bile gerek yok belki, internette biraz arastirinca bile karsiniza cikacaktir, en meshur kafelerden biri Stads-Koffyhuis. Bir cok kez odul almis sandwichleri ve pankekleri meshur, ve tabi ki kahvesi. Ister kahvalti icin, ister ogle ya da aksam yemegi icin ya da sadece kahve ve yaninda tatli bir seyler yemek icin gidilebilir. Icerisi disaridan goruldugunden biraz daha buyuk, yer yokmus gibi gozuktugunde bile iceriye sorabilirsiniz, arkaya dogru uzuyor mekan. Benim denedigim sandwich birincilik odulu alanlardan biriydi, garson teyzenin de favori sandwichiymis. Hem ekmegi hem de icerigi cok lezzetliydi. Aklimda menuden denemek istedigim baska tatlar var, onlar da bir dahaki seferlere :)
Sokaklarinda dolasirken bir cok tatli kafeye, Hollanda'nin baska sehirlerinden de tanidiginiz, sevdiginiz dukkanlara ya da yerel urunlerin satildigi magazalara rastlayacaksiniz. Benim ozellikle onerecegim yer ise bir cizgi roman dukkani. Bisiklet park yerinden cikar cikmaz dikkatimi cekti bu dukkan, donuste ugrayalim mutlaka deyip sehri gezmeye basladik.
Donuste de bisikletlerimizi almadan once kendimizi bu harika dukkanin icine attik.
http://bulsuper.nl
Sahibi Otter 1976 yilinda bu dukkani acmis ve o zamandan beri neredeyse hic bir seyi degistirmemis. Iceride sadece cizgi romanlar var, ama inanilmaz bir secki. Amerikan cizgi romanlarindan da bulabilirsiniz ama daha cok Avrupa ve ozellikle cizgi roman deyince ilk akla gelecek ulke Belcika cizgi romanlari bulmak mumkun. Hem yeni, hem ikinci el, hem de antika diyebilecegimiz pahali ozel eski basimlar var. Iceride gezerken bu kadar fazla cesidi bir arada gorunce basim dondu, aralarindan hangilerini secelim alalim diye heyecanlandik. 🤗
![]() |
Bu fotograf dukkanin sitesinden |
Çok güzeldi. Tek katlı evlerin özlemini yüreğimde hissettim. Sonra doğanın bin bir türlü bakir halini canlandırdım . Mekanlar ve mekanları ısıtan tebessüm yüklü içtenlik keşke tüm evrene yayılsa diye geçirdim içimden.
ReplyDeleteSadece blogunuzdaki yazilariniz degil yorumlariniz da siir tadinda, cok tesekkurler guzel yorumunuz icin :) Sevgiler..
DeleteHarika fotoğraflar, güzel anlatımınızla bize yaşattınız o anları. Teşekkürler..
ReplyDeleteOyleyse ne mutlu bana :) Cok tesekkurler yorumunuz icin..
DeletePozitif enerjiniz daim olsun, o kadar güzel bakıyorsunuz ki ikinizde fotoğraflarda, ilk önce bunu söylemek istedim ♥
ReplyDeleteBisikletle işe gelebilmeyi çok isterdim ben mesela, Oytun!da okula gitmek istiyor... Ama senin de bildiğin konulardan dolayı ikimizde cesaret edip başlayamıyoruz. Halbuki bisiklete binmek büyük bir özgürlük...
Gezdğiniz yerlere bayıldım... Şahanesiniz ♥
Sebocum cok mutlu oldum yazdiklarina, burdan sana bir suru kocaman ♥♥♥ :)
DeleteBisiklet konusunda haklisin, gecen su haberin ( https://eksisozluk.com/bisikletle-ise-giden-kadinin-hayatini-kaybetmesi--5779330) videosuna denk geldim ve kanim dondu. Sizi bisiklet kullanma konusunda motive edicek seyler soylemek isterdim ama sadece kendinizi guvende hissetmiyorsaniz kullanmayin diyebiliyorum. Hem cok keyifli, hem pratik hem de doga dostu olarak tanimlanacak bir sey Turkiye'de ne yazik ki tehlikeyle ozdeslesiyor. Sihirli bir degnekle degistirmek istiyorsun bazi seyleri, cunku baska turlu bir cozum aklina gelmiyor. Cok doluyum bu konularda fazla uzatmayayim.
Oytun'u kap gel birlikte gezelim buralarda, bisiklete de bineriz hem :)
Blogu açınca ilk sen geliyorsun aklıma.Yeni yazı var mı acaba diye :) Çok güzel bir enerjin var ve gördüklerini içinden geldiği gibi yansıttığın için sanırım çok severek okuyorum.Hep yaz sen :)))
ReplyDeleteCok tesekkur ederim, cok guzel seyler soylemissin, mutlu oldum ☺️💙 Bu arada senin blogun var mi Esra, 'blogu acinca' demissin ama daha onceki yorumlarinda da bakmistim blogun var mi diye ama profil sayfanda sadece takip ettigin bloglar gorunuyor!?
DeleteFotoğrafların hepsi kartpostal gibi. Çok renkli, çok güzeller. Beğenerek takip ediyorum :-)
ReplyDeleteCok tesekkurler Sule, mutlu ettin :) Sevgiler ♥
DeleteHarika bir gezi yazısı; fotoğraflar yaşatıyor her anı, bloğunuzla tanıştıgım için çok mutlu oldum sevgiler :)
ReplyDeleteHosgeldiniz :) Cok tesekkur ederim, ben de cok mutlu oldum, sevgiler :)
DeleteNe kadar güzel anlatmışsın Yasemen'cim. Ellerine ve yüreğine sağlık. Fotoğraflar da harika. Sayende gözümüz , gönlümüz açıldı.
ReplyDelete