Thursday, February 27, 2014

Babaannemin kalburabastisi :)


Babaannemin kalburabastisi meshurdur. Bayramlarda herkes diger misafirliklerde yedikleri baklavalari, ikramlari ona gore ayarlar, midelerinde mutlaka bu kalburabastiya yer birakirlar. 

Ben tatlinin her turlusune bayilirim zaten ama bir de boyle cocuklugumdan beri hayatimda yer etmis tatlar olunca onlarin yeri ayri oluyor. 

Babaannemden aldigim tarifle ben de yapmayi denedim bu tatliyi. Firinda kabardiktan sonra verdigim  sekil her ne kadar tamamen kaybolmus ve kalbura basilmamis gibi olsa da, tadi tam istedigim kivamdaydi, ne hamur gibi, ne de kuruydu. 

Ilk deneyise gore basarili bir sonuc cikti, belki cook ileride ustalasip ben de tarifi yeni nesillere aktaririm :)






Wednesday, February 26, 2014

Gravity!


Aslinda yazilmayi bekleyen onlarca film yazisi var ama Oscar Toreninden once Gravity ile ilgili bir seyler yazmak istedim. Her film ile ilgili olumlu ya da olumsuz yorumlar mutlaka olur, kimileri filme bayilir, kimi de cok basarisiz bulur. 


10 dalda Oscar adayi olan bu film ile ilgili cok fazla olumsuz yorum var sosyal medyada, arada birileri cikip ''o kadar da kotu degil aslinda'' demis ama benim sahsi fikrimi soracak olursaniz filmden nefret ettim diyebilirim. 


Onlarca temel fizik ve muhendislik hatasi barindiriyor ama sevmememin tek nedeni bu degil. Bayila bayila izledigimiz Star Wars ya da Star Trek serilerinde de komik hatalar olabiliyor. Bana gore asil sorun filmin boş olmasi. 

Konusundan dolayi ilgimi ceken filmin 90 dakika oldugunu gordugumde, hemencecik bitecek, doyamayacagiz diye dusunmustum. 90 dakika bitmek bilmedi 5 saat gibi geldi, heyecanlanmadim, gerilmedim, duygulanmadim, rahatlamadim, yeni bir sey ogrenmedim, hissetmedim, zayif senaryo, akilda yer etmeyen oyunculuklar, kisaca olumlu hic bir sey yoktu filmde benim icin.

Uzayda olma fikri sizi heyecanlandiriyorsa Gravity yerine Felix'in cilgin uzay atlayisi'ni izleyin bence.


The wolf of Wall Street filmi sirada bekliyor henuz izlemedim. O yuzden film iyi mi kotu mu bilmiyorum ama Leonardo DiCaprio'nun Oscar almasina bu filmin Oscar almasi kadar uzulmem. Bunu neden soyledim? Leonardo ile ilgili deriiiin hislerimi bilen bilir, bilmeyenler su linkten ogrenebilir:


Ama internette Leonardo ve Oscar ile ilgili geyikleri gordukce ona karsi olan keskin hislerim yumusamaya basladi:)


Asagidaki linke tiklayinca siz de Leonardo'nun Oscar almasini isteyeceksiniz:)


Kisacasi nacizane tavsiyem bosa harcayacak bol vaktiniz yoksa Gravity yerine baska filmleri tercih edin. 
''Filmi cok merak ediyorum, uzay hep ilgimi cekmistir, hem Sandra/George da var, cok severim kendilerini, 3D izleyince gorsel efektler harikaymis, amaan biz daha ne kotu filmler izledik bu ne ki, hem zaten sadece bir bucuk saatmis'' deyip izlerseniz ve begenmezseniz benden gunah gitti :D



Monday, February 24, 2014

Şubat bitmeden..


Bu ay bir suru kutlamamiz oldugundan bahsetmistim. Bunlardan biri de Cagri'nin dogumgunuydu. Guzel bir yemekle baslayan geceyi Cagri'nin favorisi muzlu rulo pastanin mumlarini ufleyerek bitirdik. (Pastayi hazirlarken rulo seklinden biraz sapmis olabilirim :)






Dayanamayip aldigim kirtasiye malzemelerinin yaninda bu ay kitap alisverisimiz de oldu. 





Daha onceki Kitapyurdu siparisi gibi bu defa da sorunsuz bir sekilde, bir haftada elimize ulasti kitaplar..


Havalar hala cok soguk oldugundan evde bol bol cay-kahve-kitap keyfi yaptik.






Her ne kadar havalar henuz bahceye yayilip keyif yapacak kadar guzel degilse de, doganin icinde olmak bir sekilde iyi hissettiriyor insana. Pencereden baktiginda yuksek tas binalar ve trafikteki araclari gormek yerine, kopegini gezdiren insanlar, bisikletle okula giden cocuklar gormek cok daha keyifli. Disariyi izlerken bir yandan da ciceklerle konusabilirsiniz :)





Ya da sokakta ne aradigi belli olmayan tombul bir kedi gordugunuzde sasirabilirsiniz:)

Sokakta sahipsiz evcil hayvan gormek mumkun olmadigindan Kircil diye cagirdigimiz bu kediyi bahcemizde gorunce biraz sasirdik. Kircil boyle uslu uslu oturup, guzel pozlar verse de kendisiyle ilk tanismamiz biraz ilginc olmustu. 

Bir gece copleri cikartmak icin bahceye ciktigimizda bahcenin derinliklerinde goze benzeyen iki parlak isik gorduk. Normalde ilk akla gelecek dusunce 'Kedidir kedi'' olur ama dedigim gibi buralarda sokak hayvani olmadigindan baska bir hayvan olabilecegini dusunduk. Cunku sokakta geyik gorme olasiliginiz basibos kedi- kopek gorme olasiliginizdan daha yuksek. 
El feneriyle biraz yaklasalim dedik ama gozler oldugu yerde duruyor, ne kacma, ne saldirma, hic bir sey yapmiyor. Biraz daha yaklasinca karaltinin bir kediye gore cok buyuk oldugunu gorup daha fazla yaklasmaktan vazgectik. 
Fotograflarda buyuklugu pek anlasilmiyor ama gunduz bahcede sallana sallana giden dev kediyi gorunce dun geceki misafirimizin kendisi oldugunu anladik:) 
Mahallenin kedisi herhalde o bahce senin bu duvar benim gezinip duruyor cevrede.




Kircildan bahsetmisken yan komsumuz Mahir'den bahsetmeden olmaz. Kendisini pencereden baktiginizda otlarken gorebilirsiniz. 


Ya da biraz daha yaklasip sevebilirsiniz !! 

Mahir hepinize renkli gunler diliyor :)


Thursday, February 20, 2014

'Herman arkadaslik keki' duydunuz mu ?


Gecenlerde bir arkadasim sana Herman getirdim dediginde ne demek istedigini anlamadim tabi. Herman'la birlikte bir de kagit uzatti bana. 

Herman satin alinamayan sadece hediye edilen bir kek. Birisi size Herman verdiginde yaninda kekin nasil yapilacagina iliskin bir de tarif veriyor. Kekin mayalanmasi oldukca yavas, 9 gun kadar suruyor, bu surede karistirma, Herman aciktiginda un, seker, sut ekleyerek besleme gibi islemler yapmak gerekiyor.

Dokuz gunun sonunda Herman karisimini 5 esit kisma ayirip, birini kendinize sakliyorsunuz ve ondan kek yapiyorsunuz. Diger dort kismi da tarifle birlikte arkadaslariniza dagitiyorsunuz, boyle boyle yayiliyor. 

Herman arkadaslik keki bir cesit amish tarifi. Amishler dine ve geleneklerine cok bagli bir topluluk. Teknolojiyi kullanmayi reddettikleri ve tuhaf davranislari yuzunden Avrupa'dan kovulup Amerika'da Pennsylvania ve Ohio eyaletlerine yerlesmisler.

Teknolojiye ve modern tibba inanmayan bu topluluk hep bir ornek kiyafetler giyiyor, otomobil yerine at arabasi kullaniyor, cocuklarini okula gondermek yerine daha cok evde egitim veriyorlarmis. Kadinlari asla saclarini kesmiyor ve sadece kendi aralarinda evleniyorlarmis. Bir cogu tarimla ugrasiyor ve hormonsuz, gdosuz, katki maddesiz bir hayat yasiyorlar. 




Bu amish kek tarifinde de 9 gun boyunca karisimi asla buzdolabina koymuyorsunuz. Oda sicakliginda mayalaniyor.

Herman size ilk verildiginde karisim oldukca az ama yine de kocaman bir kaba koymaniz gerek, cunku her gun biraz daha kabariyor.



Mayalanma surecindeki gaz cikisindan dolayi karisim baloncuk baloncuk oluyor ki bu olmasi gereken bir sey, her seyin yolunda oldugunu, Herman'in yasadigini gosteriyor :)


10. gun keki hazirliyorsunuz. Icinde yok yok, muz, elma, cikolata, findik, ceviz, tarcin... 


Nasil olacak acaba diye suphelerimiz vardi ama guzel kokulu, cok lezzetli ve gunlerce taptaze kalan bir kek oluyor.

Merak edenler icin bir de sayfasi var:





Thursday, February 13, 2014

Happy Happy !!



Subat ayinda ne cok guzel an kutluyoruz:)
Mesela 2014 icin birlikteligimizin 11. yildonumunu, Cagri'nin 33. yasgununu, birlikte 4000. gunumuzu (application sagolsun:), Belcika'daki 4. yilimiza girisimizi...




Bu subat ayinda ayni zamanda evliligimizin 3. yildonumunu de kutladik. Yildonumu yemegi icin Maastricht'te bir restaurant sectik. 

Gezi plani yaparken, restaurant secerken, otel ararken internette bol bol arastirma yapiyoruz. Tripadvisor da bu konuda fikir aldigimiz sitelerden biri. Insanlarin deneyimlerinden yararlanmak, yorumlarini okumak daha objektif bir fikir veriyor. 


Ilk yildonumumuzde Tripadvisor Maastricht restaurantlari listesinde ilk sirada yer alan Chateau Neercanne'ye gitmistik. Gercek bir satoda, hos bir ambiyansta guzel bir gece gecirmistik.
Bu defa da siradan gidelim dedik ve listede ikinci siradaki Harry's Restaurant'i denemek istedik. Gitmeden okudugumuz yorumlar genelde cok guzeldi. Gittikten sonra biz de o yorumlarla hemfikir olduk. 
Luks restaurantlarda eger kasinti bir ortam varsa insan kendini rahat hissedemiyor. 
Rahat olmadigi yerde de agiz tadiyla, keyifli bir gece geciremiyor. Simdiye kadar sectigimiz yerlerde boyle bir rahatsizlik hissetmedik.

Harry's de sicacik bir ortama, guleryuzlu, kibar ve ilgili calisanlara sahip bir restaurant ve yemekler de oldukca lezzetliydi. Biz memnun kaldik bu mekandan. 


Birlikte nice mutlu yillara :))