Skip to main content

Rome..


Pazar gunu Easter idi ama okullar daha cumadan tatile girmisti bile. Cagri da bir kac gunluk izin alinca, biz de firsattan istifade dustuk Italya yollarina.
Charleroi'dan Ciampino havaalanina uctuk once, sonra da Terravision otobusleriyle Roma terminali 'Rome Termini'ye geldik. Otelimiz terminale 2-3 dakika uzaklikta oldugundan kolayca ulastik, esyalarimizi biraktik, odanin Fransiz balkonundan etrafa bir goz atarak hemen kendimizi sokaklara attik. Yoldan gelmis olmamiza ragmen saat daha erken oldugu icin odaya kapanmak istemedik.


Roma'da her yer birbirine cok yakin gibi geliyor. Iki tane metro hatti ve her yere ulasabileceginiz otobus hatlari var ama biz yakin gozukuyor yuruyuveririz diye diye saatlerce durmadan yurumusuz, kilometrelerce yol katetmisiz Roma'da. Metrolar sehrin kenarindan dolasiyor. Her yer o kadar tarih dolu olsa ben de kazip metro yapmazdim oralara:)
Metroyla Ispanyol merdivenleri tarafina, Vatikan'a ya da Colosseum'a ulasmak mumkun. Otobuslerde de bilet kontrolu yapilmiyormus, sadece turistler bilet aliyormus hatta. Ama biletsiz yakalanmanin cezasi da 100 euro civarindaymis. Biz gidis donus biletlerimizi alip attik cebimize. Ama kullanmak nasip olmadi, her otobuse binisimizde cebimizde kaldi, soran olmadi, onumuzdeki Roma gezilerinde kullaniriz artik.

Ilk olarak Repubblica Meydanina ciktik. Meydanin ortasindaki cesme Avrupa'nin en erotik cesmesi secilmis. Eskiden cok buyuk bir  hamam olan yere de Santa Maria degli Angelli bazilikasi yapilmis.











Cesmeler, bazilikalar kadar Roma'nin her yerinde gorebileceginiz bir diger sey de '' S P Q R '' yazisi.
''Senatus Populusque Romanus'' un kisaltmasi. Latince ''Roma senatosu ve halk meclisi' anlamina geliyor.


Cesmelerin, tarihi yapilarin yanindan gece gece Borghese Bahcelerine geldik. Sehrin her yeri buram buram tarih kokuyor zaten, sokaklarinda dolasmak bile yeterli. Bu gezimizi de fazla muze agirlikli yapmadik o yuzden. 









Borghese bahceleri cok buyuk bir alana kurulmus. Icinde muze, hayvanat bahcesi gibi bir cok kisim var. Biz daha yarisini bile gezememistik ki saatin 5 oldugunu farkettik. Hayvanat bahcesi de bir dahaki sefere kaldi :)
Borghese bahceleri Roma'da en keyif aldigim yerlerden biri oldu, yemyesil, civil civil.



















Borghese'den Spangna taraflarina ciktik. Hedefimiz Ispanyol Merdivenleri ve Fontana di Trevi..



Ispanyol merdivenleri sehrin geri kalani gibi kalabalikti. Burada biraz soluklanip, insan kalabaligini gozlemledik.







Ve Fontana de Trevi. Turklerin 'ask cesmesi' dedigi ama dunyada Trevi cesmesi olarak bilinen cesme. Bu cesmeye para atildiginda Roma'ya tekrar gelinecegine inaniliyor. Biz de kalabaligin arasindan yer bulup evde birikmis nerede kullanacagimizi bilemedigimiz 1 centlerden bir demeti havuza attik, buralara bol bol gelisimizi garantileyelim diye :)





Roma'ya gelip de yenmeden icilmeden donulmeyecek seyler belli, makarna, pizza, tiramisu, roma dondurmasi ve Italyan sarabi Chianti. Her defasinda farkli bir cesidini denedik ama ben makarnaya doyamadim. Zaten cok sevdigim bir sey bir de boyle lezzetli olunca. Pizzalar da incecik ve tam benim sevdigim gibi. Ustundeki domates sosundan bile mis gibi tarla domatesi tadi aliniyor. Bir de ustune ne bulurlarsa koymuyorlar, sevmiyorum fazla karisik pizzayi. Kalin hamur ve cok karisik pizza sevenleri pek tatmin etmese de Italya Pizzasi tam benlik.





Ikinci gun erken saatlerde yuruye yuruye Colosseum'a vardik. Daha gorkemli bir yapi beklemistim ama bunun yerine gorkemli bir bilet kuyruguyla karsilastik. Yapinin buyuk kismi St. Pietro bazilikasinin yapimi icin eritilip kirec haline getirildiginden delik desik bir hale gelmis, bakimsiz ve gosterissiz gorunuyor. Kume halindeki insanlardan olusan bilet sirasini gorunce iceriye girmekten vazgectik, siradan cikabilmemiz bile 10 dakikamizi aldi. Eski Roma yani Forum icin de benzer bir sira oluyor.








Daha sonra Piazza Venezia'ya yani 'Venedik meydani'na ciktik. Gorkemli, bembeyaz bir yapi karsiladi bizi. Romalilar pek begenmezlermis bu yapiyi, dugun keki ya da daktiloya benzetirlermis :)


Meydandaki kiliselerden birine girdik. Kucuk bir kilise olmasina ragmen tavan islemeleri yine cok guzeldi.




Sonra da Pantheon'a ulastik. Tum tanrilara adanmis olan tapinakmis burasi. 40 metrelik dev kubbenin tepesindeki delik bir zamanlar 'seytanin gozu' olarak ilan edilmis ve buradan seytanin girdigine inanildigindan yapi vaftiz edilmis. Giriste sira yok ve ucretsiz ama icerisi yine turist dolu.


Sirin bir kafede mola verdikten sonra Piazza Navova'ya ciktik. Burasi da cok guzel bir meydan. Meydanda tabi ki cesmeler var, Paris'te ki ressamlar tepesinin benzeri bir alan da var.















Roma'daki en iyi dondurmalarin satildigi soylenen 'Il gelato di San Crispino'dan da dondurma yemeden donmek olmazdi.




Sokaklari dolasa dolasa otele donduk. Karnimizi doyurmayi da ihmal etmeden.










Ucuncu gun erken saatlerde 44 hektarlik yuzolcumuyle dunyanin en kucuk bagimsiz ulkesi olan Vatikan'a gittik metroyla.

Ilk olarak Vatikan muzelerine girmeyi amaclamistik. Iki saat sirada bekledik ama sonunda ulastik bilet giselerine. Meshur spiral merdivenlerden cikarak Vatikan Postanesine geldik. Kendimize kartpostal gonderdik Vatikan'dan :)

Vatikan muzelerinde tek yonlu gezi sistemi uygulaniyor. En son kisimda Cappella Sistina var. Ama oraya ulasmak icin uzuun uzuuun yollar yurumeniz, bir suru muzeden gecmeniz gerekiyor. Muzeler cok etkileyici. Tavandaki resimlere, islemelere bakacagim diye insanin boynu tutuluyor.

Yakin zamanda ziyaret ettigimiz Aphrodisias'da da antik heykellerle dolu muzeyi gezmistik. Orasi da Roma gibi her yerinden tarihi kalintilar fiskiran bir kent:

http://myblog42-42.blogspot.com/2012/02/aphrodisias.html

Vatikan muzeleri de Roma'nin geri kalani gibi cok kalabalik. Ozellikle sona yaklastikca adim adim bile ilerleyemez hale geliyorsunuz.















Ve sonunda tavanini Michelangelo'nun 4 yil boyunca gece gunduz hic asistan kullanmadan boyadigi Sistine Sapeli'ne ulasiyoruz. Burasi da cok kalabalik olmasina ragmen cok sessiz. Kutsal bir yer oldugundan yuksek sesle konusmak ya da dizleri ve omuzlari acikta birakan kiyafetlerle iceri girmek yasak. Fotograf cekmenin de yasak olmasina ragmen gittigimiz gun bir suru gorevli olmasina ragmen kimseye en ufak uyari yapmadilar. Ben de basta cekinsem de sonra bu muhtesem sapelin fotograflarini cektim.

Tavaninda cok bilinen Adem'in ve Havva'nin Yaratilisindan, Cennetten Kovulma, Nuh ve Buyuk Tufan gibi bir cok olayi konu alan bir fresk var. Sapel'in tamami o kadar gorkemli ki Adem'in yaratilisi beklenenden kucuk geliyor insanin gozune.
  
          






Daha yakindan incelemek isteyenler icin :

http://www.vatican.va/various/cappelle/sistina_vr/index.html


Sistine Sapel'inden ciktiktan sonra dunyanin en buyuk kiliselerinden biri olan tasarimini Bernini'nin yaptigi San Pietro bazilikasina geldik. Buyuklugu insani gercekten buyuluyor. Icinde 147 tane Papa'nin mezari bulunuyor. Her bir kosesinde farkli bir figurle karsilasiyor insan.









Son aksamimizi Tiber nehrinin diger tarafinda yer alan Trastevere sokaklarinda gecirdik. Roma'nin belki de en romantik semti burasi. Aksam saatlerinde isiklandirilmis dar sokaklari, sokaklara atilmis sandalyeleriyle kucuk restaurantlari cok guzeldi. Sirin bir restaurant bulup karnimizi doyurduk bu guzel sokaklarin birinde.











Evimize dondukten sonra da Italyan makarnasinin, sarabinin tadini cikarmak icin bir iki sey aldik ve Trevi'ye attigimiz bozukluklarla buralara donusumuzu garantileyerek Roma'dan ayrildik :)


Comments

  1. Harika bir gezi olmuş yavrularım. Sayenizde biz de Roma'yı gezdik ve gördük.Başka gezilerde görüşmek umuduyla,sizleri öptüm canım...

    ReplyDelete
  2. En yakin zamanda birlikte gezmek umuduyla biz de sizleri opuyoruz annecim..

    ReplyDelete
  3. Guzel gezmissiniz. Notlar da faydali olmus. Artik yolumuz romaya duserse, ayak izlerinizden gidebiliriz.

    ReplyDelete
  4. Romaya yolunuz duser tabi de once baska planlariniz oldugunu varsayiyorum Erdem'cim, bize gelmek gibi mesela :))

    ReplyDelete
  5. Canım ilgiyle ve sevgiyle takip ediyorum blogunuzu..Süpersiniz

    ReplyDelete
  6. Canım ilgiyle ve sevgiyle takip ediyorum blogunuzu...Süpersiniz:)

    ReplyDelete
  7. Tesekkurler Gulsun ablacim, boyle guzel yorumlar mutlu ve motive ediyor :) biz de sevgilerimizi gonderiyoruz burdan..

    ReplyDelete

Post a Comment