Skip to main content

Yeni Yil Yazisi..



Bir yeni yil yazisi yazmayi planliyordum ama Ozge'nin blogunda beni mimlemesini isaret olarak alip bu yaziyi biraz erkene aldim :) Aslinda yeni yildan bekledigim 12 dilegi yazmam ve 12 kisiyi mimlemem gerekiyordu evrene guzel mesajlar gondermek adina.. Ama ne dileklerimi 12 ile sinirlayabildim ne de mimleyecegim kisileri.. O yuzden kurallari biraz bozup yaziyorum, eskilerden 2012'ye dogru..

Her sene biterken konusulur zamanin ne kadar hizli gectigi.. Hic bir sey anlamadik bu yildan da deriz daha dun yasanmis gibidir kimisi aci kimisi tatli anilar.. Ayni donemlerde dogan arkadaslarimizla bir araya geldigimizde hep yad ederiz gecmisi, konusuruz neler yapmistik diye..


Ilkokula siyah onluklerimizle gittik biz; utulenmis, kolalanmis bembeyaz yakalarimizla.. Simdi 2012'ye girerken kucucuk cocuklarin matem kiyafeti gibi simsiyah giyinmesi garip gelse de, rengarenk dunyalar sakliydi o onluklarin ardinda..
Her gecen sene daha da gelisen teknolojinin yanlis kullanilmasiyla yalnizliga ve eve kapanmaya suruklenen cocuklardan daha sansliydik belki de..

Okullar acilmadan elimizde kitap listesi kirtasiyeye giderdik, butun gun kitap defter kaplar, bir ucu kirmizi bir ucu mavi yeni kalemlerimizi, kokulu ari maya silgilerimizi kalem kutumuza yerlestirirdik.. Derslerde cop kutusunun basinda topluca kalem acardik.. Pergel kullanirdik.. Yildizli pekiyi alirdik.. Aysegul serileri okurduk..


Sene sonunda anket ve hatira defteri doldururduk, bize kalbi kadar temiz sayfalar ayiran arkadaslarimiza sepet sepet yumurta, sakin beni unutma derdik, yumurta bizi nasil hatirlatacaksa artik :)

Bankalarin verdigi cocuk dergilerini okurduk..



Yogurt kabina ozenle yerlestirdigimiz islak pamukta fasulye yetistirir, eski ince coraplardan cim adamlar yapardik..


Carsiya, pazara ciktigimizda bilirdik ne yapilmasi gerektigini: Once alisveris, sonra fis.. 
Alt kattaki bakkala sepet sallandirirdik ya da yasli komsularimiza ekmek alirdik mahallenin cocuklari olarak..
Para ustu olarak sakiz alirdik..
Yogurt almaya elimizde tasla giderdik bakkala, ustu bol kaymakli taze yogurdu tepsiden tartarak verirdi bakkal amca..
Tek kanalli siyah beyaz televizyonumuzda Susam Sokaginin baslamasini beklerken isitme engelliler icin haber bulteni izlerdik sabirsizlikla..


Biskuvilerimiz her biri tek tek ambalajlanmis degil de pazardan kiloyla alinmis olurdu kesekagidinin icinde..
Adile teyzenin kuzucuklari olurduk kimi zaman..


Kimi zaman voltran olustururduk..



Her gece uc dizi izlemezdik, zaten ne o kadar dizi olurdu ne de gec saatlerde uyumamiza izin verilirdi. 
He-man, Alf, Cosby Show, Lassie, A Takimi, Speedy Gonzales, Woody Woodpecker, Bizimkiler, Perihan Abla, Uzayli Zekiye, Ninja Kaplumbagalar, Bir baska gece, Heidi... izlerdik.















Televizyon kanallari artti sonra, renklendi.. Reklamlar da artti tabi, Olin, Mintax, Sana yag, Mujde Coraplari hep reklam cingillariyla kaldi aklimizda..




Evde tek basina, Beethoven serilerini, Denver'i, Cilgin Bedis'i, Jetgiller'i, Tas devri'ni, Casper'i izledik, Bizim ev dizisini bekledik sabirsizlikla, Mustafa Sandal'in, Burak Kut'un, Izel'in kliplerini izledik..














Bilgisayarda elimizde silahlarla adam oldurulen oyunlari oynamadik ama bir parca iple, plastik topla, uc bes tebesirle eglenmesini bildik.. Birdirbir, yakar top, ortada sican, istop, renkli istop, sek sek oynardik..


Buldugumuz her seyin koleksiyonunu yapardik, peceteler, davetiyeler, gazoz kapagi, kokulu kagit.. Taso biriktirirdik ve poset dolusu bilye..



Ustu acik, son model spor arabalarimiz olmadi ama Turbo sakizlarin icinden cikan araba kagitlariyla yaristik arkadaslarimizla..



Solo testte en az piyon birakmak icin taktik gelistirirdik..



Kasetli aterilerde oynadik Super Mario'yu, uzay gemili, yengecli oyunlari..





Adam olacak cocuk ile Temel Reis ile ogrendik sebze yememiz gerektigini..




Ama biz daha cok topkek severdik, sulugoz sakiz cignerdik.



Patlayan seker ilginc bir deneyimdi bizim icin.. Naneli seker yiyip su icerdik ustune ferhaligi arttirmak icin..

Agiz dolusu leblebi tozuyla konusmaya calisirdik etrafa puskurte puskurte..

Sokak saticisinin tornavidayla cubuga sardigi rengarenk macunlarla yapisirdi dislerimiz birbirine.. Oyun aralarinda salcali ekmeklerimiz olurdu enerji toplamak icin.



Okul kantininden yarim ya da ceyrek simit alirdik.. Kantin kolu olurduk.

Uludag gazozu icerdik kamisla siseden, yaninda tereyagli un kurabiyesi..


Tup cikolataya bayilirdik..

 Cantada cepte bonibon olurdu hep..


Portakalli Cino'muz vardi bir de..



Cokomel kagitlarini dikkatlice duzlestirip kitap aralarina koyardik..



Plastik siselerden degil mahalle cesmesinden icerdik suyu, ilk kim icecek diye yarisirdik bir de cesmeye kadar..

Barbi-Cindy bebekler de vardi ama kagittan kestigimiz kagit bebeklerin kagit kiyafetlerini kesip giydirmek de cok zevkliydi..



Marka kiyafetlere ozenmezdik hic, el ormesi eteklerimiz bile vardi.

Saclarimiza bant takardik, tayt giyerdik, lambada bluz-etek takimiyla cok havali olurduk dogrusu, Yonca Evcimik, Hakan Peker sarkilarinda dans ederdik buyuklerimize, alkislariyla mutlu olurduk. Ispanyol paca pantalonlarimiz vardi.

Sacimizi kisacik kat kat kestirirdik ama arkada uzun bir kuyruk biraktirirdik hep.. Orer, boncuk takardik saclarimiza..

Karisik kaset doldurur, radyolardan sarki isterdik..

BMX bisikletlerle ortaligi toza dumana katardik simdi araba park yerine donusmus sokaklarda..
Sokaktan gecen kasali arabalarin arkasina atlamaya calisirdik..

Ilaclama araclarinin arkasindan kosardik..

Saat hep eti kemik gecerdi..

Aksam oyuna ara verip eve girmek istemezdik hic..

Fotograflarimizin bir kismi hep yanmis olurdu, 36lik film hic tam cikmazdi..

Arkasi isikli spor ayakkabilarimizla ziplaya ziplaya bir hal olurduk..

Okul cikislarinda alic alirdik. Boynumuza asardik bir yandan da yerdik bazilari kurtlu da olsa :)



Max dondurma yerdik, bayram harcliklarimizla Cornetto, Magnum alirdik..

Capri-sun icip icindeki havayi tamamen cekerek dumduz yapardik ambalajini..



80'lerde dogan bizler icin her sene yepyeni haberlerle geldi, milenyumu gorduk, bilmem kac yilda bir gerceklesen gunes, ay tutulmalari, doga olaylari, buyuk depremler, eurovision basarilari, basarisizliklari, futbol olaylari, uefa kupasi, super kupa, yeni kesifler, teknolojik gelismeler, kayiplar, her gun gundeme gelen kimi hemen unutulan, kiminin etkisi hala suren farkli farkli olaylar, daha neler neler..


Aradan cok zaman gecti, bir cok sey degisti, simdi 2012 yilina girmeye cok az kalmisken herkesin hayatina gecmisteki guzel anlarin isik tutmasini ve yeni bir yilin herkes icin huzurlu, saglikli ve sevgi dolu gecmesini diliyorum..

Kendim icin de diledigim, arzu ettigim seyler var..

Herkesin dileklerinin gerceklesecegi guzel bir yil olmasi umidiyle, herkese MUTLU SENELER :)


Comments

  1. çooook güzell.. her satırını tek tek yaşattın bana.. çok duygulandım şuan.. öpüyorum eline diline sağlık..

    ReplyDelete
  2. Yaşadığın dönemleri ne kadar da güzel anlatmışsın kızım.Çok beğendim.Ellerine sağlık...

    ReplyDelete
  3. Yaşadığın dönemleri ne kadar da güzel anlatmışsın kızım.Çok beğendim.Ellerine sağlık...

    ReplyDelete
  4. @happiness'im cok tesekkur ediyorum.. cok guzel bir doneme denk geldik, her turlu gelismeye tanik olduk, bir cok sey yasadik.. bunlar da guzel anilarimiz olarak kalacak hep :)) ben de opuyorum canim..

    ReplyDelete
  5. Cok tesekkur ederim annecim, yeni bir yila girmenin arifesinde nostaljik bir yazi oldu, eskilerden ozledigimiz tatli anlara dair...

    ReplyDelete
  6. Kızım,seni kutluyorum.Her çağın kendine özgü yaşanmışlığı ve kendine özgü güzelliği vardır.Dünle bugünü buluşturan da bu yaşanmışlıkların paylaşılmasıdır.Bu paylaşımda da içtenlik, dilsel akıcılık,doğallık ve bunları bütünleyen görsellik paylaşımı daha etkili kılıyor.Bu açıdan çok güzel.Bir dönemi farklı çizgileriyle de yakalayıp blogunu zenginleştireceğini gördüm.Bir kez daha kutluyorum seni.Devamını bekliyoruz.

    ReplyDelete
  7. Cok tesekkur ederim babacim yorumlariniz icin.. Bizim cocuklugumuza denk gelen o donemi yetiskin olarak yasamaniza ragmen sizlere o zamanlari bizim gozumuzle yansitabildiysem, o sicakligi hissettirebildiysem ne mutlu bana..

    ReplyDelete

Post a Comment