Skip to main content

Merkez Park'ta bir aksamustu...

Dugun hazirliklarinin disinda bizim icin cok guzel baska anlar da oldu. 

Uzun zamandan beri yuzyuze gorusme firsatimiz olmamisti arkadaslarimizla. O yuzden havaalaninda hepsini bir arada gormek, kucaklasmak, kanli canli yanlarinda olmak cok heyecan vericiydi. 

Adana maceramiza Esra Teyze'nin harika yemekleriyle basladik. Ogrenci evlerinde Gamze'yle yaptigimiz zamanlardan sonra hic yememistim mantili, nohutlu yuksuk corbasini, cok lezzetliydi. Karnimiz tok olmasina ragmen icli kofteleri de afiyetle indirdik mideye, Cagri tarifi aldigine gore burda da yapabiliriz artik :) 

Aksam hep birlikte yenilenen, canlanan Ziyapasa'ya gittik. Kizlar icin muhabbet, erkekler icin mac zamaniydi. Behzat Ç'den beri merak ettigimiz Bomonti'yi de denemis olduk.

Sabah kahvaltida beni guzel bir surpriz bekliyordu. Berrin teyze Facebookta arkadasimin birinin fotografi altinda borek uzerine yaptigimiz yazismayi okuyup, cok sevdigimi ogrenip, benim icin puf pufidik super puf boregi yapmis :) Bir de balkonda yetistirdigi bitkiler var ki hayran oldum hepsine. 

Dugunden sonra da sabirsizlikla bekledigim ana geldi sira. Gamze'lerin Kurukopru Paca Salonunda şırdan, mumbar ve firin sutlac keyfi. Gecenin o saatinde bile genc, yasli, kadin, erkek bir suru musteri ile tamamen dolu olmasina sasirdik. Sırdanin mumbarin tek heveslisi ben olmasam gerek, hele o pastirmali humus yok mu :) Adana'ya yolunuz duserse mutlaka ugrayin, pisman olmazsiniz. Ahmet amcanin o yogunlugun arasinda gelip, bizimle ilgilenmesi de cok guzeldi, kisa sureligine de olsa gorusmus olduk. 

Kina, dugun fasli bitip, yeni evli ciftimizi balayina, babam ve kardesimi Yenisehir'e ugurladiktan sonra Adana'daki son saatlerimizi zamanin nasil bu kadar hizli gectigine inanmayarak biraz buruk ama yine keyifli gecirdik. 

Gamze sinavdayken Cagri ile yol ustundeki bir pastaneye oturduk. Caylarimizi soyledik, gazete aldik, acik havada cay bardaginda demli cay icerek carsaf gibi gazete okumayi cok ozlemisim. Bu sabah keyfim Gamze'nin yarim saat icinde sinava girip, cikip, hemencecik yanimiza gelmesiyle kisa surdu :P  Neyse ki sinavi iyi gecmis :)

Zamaninda ogrenci evlerinde Gamze'yle calisma masasinin ustunde hamurunu cam siseyle acarak yaptigimiz sıkmalardan sonra yerinde de yiyelim istedik. Bir yandan gole karsi kahvaltimizi yaparken bir yandan da en yakin ne zaman ve nerede gorusebiliriz planlari yaptik. 

Diger sinav icin universiteye gittigimizde de muhtesem manzaranin karsisinda aklimdan gecen sey yine ''Insanlar buraya okul diye geliyorlar'' oldu :)  Suyun o tatli rengi, etrafini cevreleyen yesillikler, ne guzel kampussun sen. 

Donus saati iyice yaklastiginda da biraz market alisverisi yapip, Berrin teyzenin yanimiza koyduklarini da alarak, valizlerimizi yerlestirdik ve son bir kez kebap yemeye gittik, oradan da havaalanina :(

Bir suru guzel ani ve yuzlerce fotograf birikti bu ziyaretimizden. 

Bu postun fotograflari kina oncesi oyalanmak icin gittigimiz Merkez Park'tan. Yine cok eglendik gunesin batisina karsi fotograf cekerken :)




















Comments

  1. Benim bu hayatta öğrendiğim en önemli şeylerden biri dost biriktirmek gerektiği.. Bunu ben farkında olmadan çocukluğumdan bu yana o kadar güzel başarmışım ki.. Arkadaş değil, dost ama.. Kardeş. Her üzüntünde, sevincinde, heyecanında ilk aklına gelen.
    Fotoğraflarında hem mekanlar hem sıcacık gülüşleriniz sabahımı aydınlattı..
    Yine herzamanki gibi çok tatlısınız..
    sevgiler..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Cok tesekkur ederiz canim, guzel enerji verebilmissek ne mutlu bize :) Cok onemli onlar benim icin, uzun zamandan beri gorusemiyorduk yuzyuze, cok hizli gecse de o kadar degerli ki birlikte gecirdigimiz anlar.. Gece gunduz birlikteyken araya bu kadar zaman girince daha da ozluyor insan..

      Delete

Post a Comment