Saturday, April 6, 2013

Mart ayi filmleri..


Mart ayi filmler acisindan cok guzel gecti, izledigimiz filmlerin cogunu sevdim:



Cloud Atlas 3 saatlik uzun bir film ve basta biraz kafa karistirici geliyor. Ama olaylarin gectigi zamanlari, karakterleri kafada oturtunca sorun kalmiyor.
Film ile ilgili dikkat cekici noktalardan birisi de oyuncularin filmde birden fazla karakteri canlandirmasi. Ornegin Tom Hanks, Halle Berry ve Hugh Grant'i altisar farkli karakterde izleyebiliyoruz. Bu karakterlerin bazilarina gercekten basarili makyaj uygulanmis ve taninmasi zor hale gelmisler. 
Bilim kurgu tarzi filmlerden hoslanan ve karmasik kurgusu olan degisik bir film izlemek isteyenlerin sevecegi turden bir film olmus.



Uzun zamandir bekliyordum bu filmi ve zevkle izledim. Cok onceden yazmisim, simdi de ikinci film icin sabirsizlanma zamani:




Normalde cok sevecegim bir film olmasi gerekirken filme karsi nedense buyuk bir antipati olustu izledikten sonra. 
Film, izleme listemde vardi hep ama Jennifer Lawrence'in aldigi Oscar'dan sonra ozellikle onun oyunculugunu merak ettim. Hunger Games 'te izledigimde sevmistim, belki de bu yuzden beklentim buyuktu ama Oscarlik bir oyunculuk gormedim. Hatta karakterlerin deliliklerinin bu kadar insanin gozunun icine icine sokularak gosterilmesi basit geldi gozume. 

Her seyiyle farkli bir film ama aklima ilk Jack Nicholson'in The Shining'deki performansi geldi, hissettirdigi gerilim, yarattigi atmosfer vs. Sonra bir de bu filme bakinca, insani aptal yerine koyarcasina bakin karakterimiz bos bos bakiyor, boylece dengesiz oldugunu anlayabilirsiniz, arada garip davranislar sergiliyor ki ne yapacagi belli olmayan bir karakter oldugu belli olsun tarzindaki zorlama sahneler bana sicak ve sevimli gelmedi. 

Icinde Robert De Niro, Bradley Cooper, Jennifer Lawrence gibi sevdigim oyuncular olmasina, dans olmasina, bol bol diyalog olmasina ve konu olarak bana hitap etmesine ragmen belki de yuksek beklentiden dolayi isinamadim bu filme. 

Bu kadar elestirdim ama yine de bir sans verin derim ben :)





Insani yormayan, fantastik ogeler de iceren guzel bir aile filmi. Harika sonbahar manzaralari barindiriyor ayrica. Ailece izleyebilirsiniz.




Filmlerin cogunun dili Ingilizce oldugundan, burada da genelde filmlere dublaj yapmak yerine altyazi tercih ettikleri icin hem dili hem altyazisi Hollandaca olan film bulmak zor oluyor . 

Bu film Belcika'da bir sahil kasabasinda cekilmis bir Belcika filmi. Dili Hollandaca oldugu icin aldim hemen ve izledigim ilk Hollandaca film oldu. Daha cok bir kadin filmi aslinda ama cok kayda deger bir film degil. Anlayacak miyim acaba diye izleyip, hemen hemen tamamini anlayinca mutlu olmam disinda bana bir sey katmadi bu film. 
Baska ulkelerde fazla bilindigini sanmiyorum zaten, hatta Belcika'da bilindiginden bile emin degilim :))




IMDB'de film arastirirken yuksek puani ve TOP250'de yer almasi nedeniyle merak uyandirmisti bende, nedir ne degildir diye. Hint filmi oldugunu ogrenince de sasirmistim.

Bloglarin cogunda da ''bu filmi nasil gozden kacirmisim, Hint filmlerine artik daha fazla sans verecegim, boyle eglenceli bir film beklemiyordum'' vs tarzinda bir suru yazi gorunce daha da merak ettim. 

Film genel olarak egitim sistemini elestiriyor ama bunun yaninda ask, dostluk, para vs konularina da deginiliyor. 
Sosyal paylasim sitelerinde bu filmden sahneler paylasiliyor surekli. Filmi izleyene kadar bilmiyordum bu filmden alindiklarini. 

Filmin basrol oyuncularindan Aamir Khan aslinda oldukca populer ve bir cok basarili filme imza atmis. Diger filmlerini izlemedim henuz ama izlemek istiyorum onlari da. Ayrica filmi izlemeden kendisinin 65 dogumlu oldugunu hesaba katarsaniz oldukca sasiracaksiniz. 

Filmle ilgili dusuncelerime gelirsek ben filme bayildim, kesinlikle cok eglenceli.

Film ya da dizi izlerken bir muzik ciktiginda, insanlar dans ettiginde mutlaka kalkar eslik ederim, kimi zaman Ankara havasi, kimi zaman Latin danslari, dugun sahnesi, balolar, ne olursa, turu farketmiyor hic. Tahmin edersiniz ki bu filmde de oturmadim hic, her gun bir kere bu filmi izlesem kisa surede baya bir kilo verirdim :))

Dans etmedigim zamanlarin cogunda da agladim. Hatta bu dans ve aglama seanslarinin arasi kimi zaman bir kac saniye oldu, oyle de bir film. 

Izlerseniz pisman olacaginizi sanmiyorum, izleyin bence :)





Biraz romantik, biraz fantastik, biraz komedi, iyi hissettiren guzel bir film. Kitaplara, yazarliga ilgisi olanlar daha cok sevecektir. Cok sevdigim Little Miss Sunshine'in yonetmenlerinin elinden cikmis bu filmi de sevdim. 


6 comments:

  1. 3 İdiot'u ben de dün izledim. Beğendim aslında uzundu ama güldüren ve kendini sevdiren bir filmdi. Hafif de bir müzikal havası vardı.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bana da samimiyeti, muzikleri, ince elestirileri sevdirdi filmi zaten.

      Daha once de Hint filmleri izlemistim ama bazilari gercekten faciaydi :D Bu filmi onlarla kiyaslamiyorum bile.

      Ama her zaman iyisi kotusu vardir zaten. Bazi Turk filmlerini defalarca izleyip sıkılmazken, bazilarinin sacmaligini da goz ardi edemeyiz :)

      Delete
    2. Yalnız arada o kadar hızlı konuşuyorlardı ki bana garip geliyordu aşlışmışız yabancı dil de İngilizce duymaya :)

      Delete
    3. Evet, bir de somurge muhabbetinden dolayi arada bazi cumleleri ingilizce soyluyorlardi komik ve sirin bir aksanla, iyice allak bullak oluyor insanin kafasi :))

      Delete
  2. Ruby Sparks, 3 Idiots, The Odd Life of Timothy Green,; bu üçünü izlicem babe özellikle 3 idiots çok ilgimi çekti .. Şu koşturmacalardan bulduğum ilk fırsatta umuyorum en azından:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Izle babe ucunu de, gelince kritik yapariz ;)

      Delete