Skip to main content

Babam ile Aachen ve Maastricht..

Persembe gunu Cagri'nin da izin almasiyla hep birlikte dort gunluk hizli Avrupa turumuza basladik. Persembe sabahi Tongeren'deki persembe pazarini dolastiktan sonra once Aachen'a sonra da Maastricht'e gittik. 

Yasadigimiz yerin en guzel taraflarindan bir tanesi ayni gun icinde Belcika, Hollanda ve Almanya sinirlari icindeki sehirleri rahatlikla dolasiliyor olmamiz.

Ilk duragimiz olan Aachen'da sokaklari, meydanlari dolastik ve her buldugumuz heykelin fotografini cekmeden edemedik :) Babama da Printen'i tattirdik, biz cok tercih etmesek de anasonlu ve bol baharatli bu tatli kurabiyeyi babam sevdi. 

Mervelerin tavsiyesiyle gittigimiz meksika lokantasindan (Sausalitos) cok memnun kalmakla birlikte masada 3 kisiyi daha doyuracak yiyecek birakmak zorunda kaldik. Yemeklerin tadi cok guzeldi, mekan da gayet hostu ama porsiyonlar o kadar buyuktu ki, tek bir fajita ve yaninda gelen pilav, tortilla, peynir, yogurtlu sos, salsa sos, jalepeno biberleri vs... gibi ikramlarla ucumuz doyabilirdik. Cagriyla siparis ettigimiz avokadolu burgerlerin ekmeklerinin tekini, koca bir tepsi dolusu patates kizartmasinin arasinda sakladik, her seyi birakmis gibi gozukmeyelim diye ve ilk defa bir burgeri catal bicak kullanarak yemek zorunda kaldik zira aksi pek mumkun degildi:)





























Aachen'dan sonra Maastricht'e gectik. Yine meydanlari dolasarak, sokak muzisyenlerini dinledik, waffle yedik, kanal boyunda dinlendik. Kopru uzerinden kanalin o kadar zaman hic gecmedigimiz karsi tarafina gectik, cadde boyunca yuruduk. Erken baslayan gunu evimizde kahve keyfi yaparak noktaladik.

















Comments