Wednesday, June 29, 2011

Regulierenplein 30

‘Regulierenplein 30’ nam-I diger ‘piyanolu ev’ Tongerene yolu dusmus hemen herkesin tasinmadan onceki ilk duragi. 


Salondaki piyanosuyla, ilginc sifon sistemiyle, garip bahcesiyle tuhaf bir dubleks ev. 









Aradan daha sadece 4 ay bile gecmis olsa sanki cok uzak bir zaman diliminde buralara cok yabanciyken yasadigimiz bir ani animsatiyor. Ilk geldigimiz aksam GB ye gidisimiz, Volkan ve Merve ile  Tongeren’deki ilk karsilasmamiz, ayni yerden ucuncu kere gecisimizde bile taniyamadigim sokaklar,  ogrendigimiz ilk kelimeler ‘te huur’, ‘te koop’, Aysegul, Cem ve sevimli ogullari daghan ile tesadufen karsilasip tanismamiz, Mike ve Christine’i kapimizda bulmamiz, bizim disimizda herkesin rengarenk kostumler icinde oldugu festivale akmamiz, ilk  ve suana kadar ki tek gece kulubu maceramiz hep bu zamanlardi.














Buranin merkezindeki alisveris merkezi Julianus’u kapali oldugu gun ziyaret edip, aslinda gordugumuzden daha buyuk oldugunu anlamamiz bir kac ayi bulsa da sansli oldugumuz anlar da vardi. Geldigimiz gunun ertesinde Maastricht’te bittiginde insanlarin agladigi ve bu bitisi sali aksami festivalin simgesi yasli teyzenin heykelini indirerek gerceklestirdikleri, alkolun ve renklerin su gibi aktigi festival vardi. Volkan, Merve, Aysegul, Cem, Daghan, Buket, Oguz ve sonradan bizim icin daha onemli olacak olan Robert ile festivalin tadini cikardik.  























Kiralik ev aramalarimizdan sonra buldugumuz evin bir ay kadar sonraya girilebilir oldugunu ogrenince biraz da pahali olan bu 30 numaradan tikanmis bir tuvalet ve kirik bir bardak disinda hasar vermeden robertin yerine tasindik. Regulierenpleinci teyze ve amcanin anahtar teslim edecegimiz sirada buyuk sans eseri evde olmamasi nedeniyle anahtari komsuya birakip, tuvalette ilgili aciklama yaparak ve bir sure o sokaktan gecmemeye calisarak ayrildik.

No comments:

Post a Comment