Skip to main content

Baslangic..

Aslinda baslamak icin biraz gec kaldim sayilir.  
Yazacaklarim da yaklasik 5 aydir hafizamda yer eden ya da zihnimi zorladikca hatirladigim seyler olacak. Tabi bu surecte  hayat akmaya devam edecek, biraz ondan biraz bundan gunu yakalamaya calisacagim.  


Hikaye 4 Mart’ta evliligimizin birinci ayini doldurmaya bir gun kala basliyor.  Turkiye’deki Bursa, Aydin, Istanbul ve Ankara kosusturmacalarindan sonra valizlerimiz ve sirt cantamizla once Esenboga Havaalaninda basliyor yolculugumuz, Sabiha Gokcen’den yaptigimiz aktarmayla Bruksel’e dogru sakin ama yeni bir hayata baslamanin heyecaniyla ucuyoruz.  Havaalaninda bizi amcam karsiliyor.  


Turkiye’den 3 saat kadar uzak kaldigimiz icin tabi ki hemen Metin Pide’ye gidiyor ve karnimizi doyuruyoruz. Sonra bir kac ay bizim kahrimizi cekecek, butun getir gotur islerimizi  yapacak Lamia(96 model koyu yesil toyota corolla)’yi da alarak yeni yuvamiz Tongeren’e dogru yola cikiyoruz calismadigini sandigimiz GPS cihazimiz ile ve dilini anlamadigimiz trafik levhalarina karsi. Neyse ki ustun yon bulma yetenegim(!) ve Liege’in Luik olduguna inanan sezgilerim sayesinde bir ev bulana kadar kalacagimiz ilk yer olan Regulierenplein’in kapisinin onune kadar geliyoruz. 

Comments

  1. Hayatını bir yerinde Bursa'nın da geçiyor olması ne kadar enteresan. Adana kebaplarıyla ilgili postunu okuduğumda oralı olduğunu düşünmüştüm neden bilmem. Her okuduğum yeni postunla tekrar tekrar şaşıracağım sanırım:)

    ReplyDelete
  2. Aslinda hayatimin ilk 18 yili tamamen Bursa'da gecti, sonrasinda da okul, evlilik vs durumlarindan baska yerlerde yasasam da ailem, akrabalarim, cocukluk arkadaslarimdan dolayi orada gibiyim hala :))

    Adana'da da toplamda bir hafta falan bulunmusumdur herhalde, 3 senelik yesem de oradayken :))

    ReplyDelete

Post a Comment